İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

KURTULUŞUMUZ SANAYİDE

Yatırımcının Kütahya’ya gelmesini beklemek yerine “Yatırımcı Kütahya’ya neden gelsin?” diye kendi kendimize sormak ve cevap aramak gerektiğine dikkat çeken Ahmet Erbaş, “Bizim kurtuluşumuz Organize Sanayi Bölgelerinde bizim kurtuluşumuz çinicilikte seramikte” dedi. Vaka sayılarının tam kapanmayı zorunlu kıldığına değinen Erbaş, vatandaşları sabırlı olmaya çağırdı.

Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, daha önce yapılan yatırım hataları ve Kütahya’nın gelişimi için atılması gereken adımlar hakkında açıklamalarda bulundu. Erbaş, vaka sayılarının geldiği noktada tam kapanmanın bir zorunluluk halini aldığını da belirtti.

Kütahya için “Kuruluşun ve Kurtuluşun Kenti” denilse de ne Domaniç’in ne de Dumlupınar’ın reklamının hakkıyla yapılamadığını ifade eden Ahmet Erbaş, “Dumlupınar’ın adı yalnızca 30 Ağustos törenlerinde geçmiş.Ekranları kasıp kavuran diziler aslında Domaniç’te geçtiği halde şimdiye kadar tek bir kare yer almadı. Her iki yerde de bir müzemiz dahi yok.” Dedi.

BÜYÜK BİNALAR KARIN DOYURMUYOR

Dışarıdan yatırımcı gelmesini beklemenin yanlış olduğuna vurgu yapan Erbaş, “İnsanlar Kütahya’ya neden yatırım yapsın? Bizim bunu önce kendimiz cevaplamamız lazım. Kadim bir şehrin varlığını önce çevre illerin sonra tüm Türkiye’nin bilmesi lazım. Biz kendi tanıtımımızı önce kendimiz yapmalıyız. Bazen öyle yerlere para harcamışız ki şimdi keşke öyle olmasaydı böyle olsaydı deme noktasındayız. Mesela Zafer Havalimanı, bugün mecliste kim kürsüye çıkarsa bu gereksiz ve devleti ciddi bir şekilde mali külfet altında bırakan Zafer Havalimanı’ndan bahsediyor. Yılda 1 milyon 300bine yakın vatandaşımızın geleceği hesaplanmış ona göre teminatlar verilmiş ama en iyi döneminde 100bini zor bulmuşuz. Verdiğimiz garantilerin karşılıksızlığı yüzde 96. Bu kadar ciddi bir hesap hatası yapmışız. Yine Kütahya’nın içerisindeki aşırı büyük devlet yatırımları; sanırsınız bu tesisler planlanırken Kütahya’nın nüfusu 5-10 milyondu. İstediğiniz kadar büyük binalar yapın tek başına karın doyurmuyor. Siz istediğiniz kadar büyük binalar yapın vatandaş aş işitiyor iş istiyor. Bizim kurtuluşumuz Organize Sanayi Bölgelerinde bizim kurtuluşumuz çinicilikte seramikte. “şeklînde konuştu.

Devlet 60’li yıllarda büyük yatırımlar yapsa da artık dünyanın hiçbir ülkesinde bunun yaşanmadığını belirten Erbaş, bunun yerine yapılması gerekenin özel sektörün önünü açmak olduğunu açıkladı.

‘KİMİN PARASIYLA NE YAPIYORSUNUZ?’

Kütahya’nın turizmde treni, yatırıcılara ufak tefek mazeretlerle engel olunarak, kaçırdığını dile getiren Ahmet Erbaş, sanayileşme sırasında kıymetli tarım arazilerinin ve orman arazilerini heba edilmemesi gerektiğini ifade etti. Kütahya’nın ilçelerinde devam eden yol çalışmaları hakkında da konuşan Ahmet Erbaş, “Ben Bursa’da ve İnegöl’de sıkışan arazi için çok büyük paralar harcamak istemeyen yatırımcının Tavşanlı Domaniç tarafından Kütahya’ya gelebileceğine inanıyorum. Tavşanlı Domaniç arasındaki yol bitecek ikincisi için mücadele edeceğiz. Emet – Tavşanlı yolunda kazıklarla yol yapmaya çalışıyoruz. O yol o şekilde kayıyor. Yolu aynı zamanda bir ova içinden geçirdik hayvancılığı da bitirdik. Yol güzergâhı artık değişmez ama böyle bir yanlışlık olmaz. Kimin parasıyla ne yapıyorsunuz?” ifadelerini kullandı.

Tüm bu sorunlardan ders çıkarmanın ve sorunları bir tarafa bırakmanın önemine değinen Milletvekili Ahmet Erbaş, Bizim artık hamasi nutukların yerine olabilecekleri hayal etmemiz venokta atışı hedeflere yoğunlaşmamış lazım” dedi.

‘DİŞİMİZİ SIKACAĞIZ’

Devletin çok zor durumda kalmasa asla tam kapanma gibi bir yola gitmeyeceğini belirten Erbaş, tam kapanma tedbirleri şu sözlerle değerlendirdi: “Virüs öyle bir hızla yayılıyor ki dünyada ilk üçe girdik Avrupa’da birinciyiz. Biz başka konularda ilk sıralarda olmaz için uğraşırken ilklere başka bir yerden geldik. İyi niyetimize bırakılan birçok şeyi suiistimal ettik. Sonuçta da bu vaka sayılarını bulduk. Ne sağlıkçılar çalışabilir ne hastaneler yetebilir. Esnaf pazarcılar haklı illa ki bozulan malları olacaktır. Ama bir yandan da kaybettiğimiz insanlar var. İşimiz gerçekten kolay değil ama sıkacağız dişimizi ve bu beladan kurtulacağız. Eğer bu 17 günde istediğimiz randımanı alamazsak bir sonraki tedbir daha sert de olabilir. “

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir