İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

GERMİYAN SOKAK KÜLTÜR VE SANATIN ADRESİ OLACAK

Yaşayan İnsan Hazinesi Ödülü sahibi çini sanatçıları Hamza Üstünkaya ve Mehmet Gürsoy’un Fahri Doktora Diploma töreninde konuşan Rektör Kazım Uysal, Germiyan Sokağı’ndaki tarihi konaklardan bazılarının eğitim amacı DPÜ’ye tahsis edildiğini belirtti. Uysal, “Buraya da ‘DPÜ Kültür ve Sanat Yerleşkesi’ adını vereceğiz” dedi.

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nde (DPÜ) Yaşayan İnsan Hazinesi Ödülü sahibi çini sanatçıları Hamza Üstünkaya ve Mehmet Gürsoy için “Fahri Doktora Diploması” verildi.

Ahmet Yakupoğlu Amfisi’nde düzenlenen Fahri Doktora Diploması Takdim Törenine; Vali Ali Çelik’in yanı sıra Hava Er Eğitim Tugay ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Necati Gündüz, Kütahya Belediye Başkan Vekili Salih Özden, DPÜ Rektörü Prof. Dr. Kâzım Uysal, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) Rektörü Prof. Dr. Vural Kavuncu, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Murat Kırbaç, İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç, çini sanatçıları Hamza Üstünkaya ve Mehmet Gürsoy ile aileleri, akademisyenler ve davetliler katıldı.

Sanatçıların kıymetinin onlar hayattayken bilinmesi gerektiğinin altını çizen Vali Çelik, “Mehmet Gürsoy Beyefendi’yi ilk karşılaştığımızda çiniden bahsederken, ses tonundaki nezaket ile tanıdım. Hamza Üstünkaya Ağabey’i de, onun içindeki aşkı, kelimelerinde çiniye duyduğu sevdasıyla, her çizdiği desene sanki çocuğu kadar değer vermesiyle tanıdım. İçinde olan heyecanı kaybetmemesi, kendisi için değerli olan bir şeyi gözünden yaş gelircesine anlatmasını gördüm. Bundan da kendi adıma çok büyük mutluluk duydum” ifadelerini kullandı.

SANAT GÜÇLÜ TOPLUMLARDA

 DEĞER GÖRÜR

Binlerce yıllık tarihi boyunca birçok unvan alan Kütahya’nın bugün “Kuruluşun ve Kurtuluşun Şehri” unvanının yanı sıra “Türk Çini Sanatının Başkenti” olarak da anıldığını söyleyen DPÜ Rektörü Prof. Dr. Kazım Uysal, ““Sanatın ve sanatçıların değer gördüğü toplumlar, medeniyet iddiası en güçlü olan toplumlardır. Kadim çini sanatına gönül vererek geçmişten geleceğe köprü olan, kültürümüzü Kütahya’da, ülkemizde ve yurtdışında layıkıyla temsil eden, başarıları sebebiyle UNESCO tarafından “Yaşayan İnsan Hazinesi” çini sanatçıları olan Hamza Üstünkaya ve Mehmet Gürsoy, üniversitemiz tarafından fahri doktora payesi ile ödüllendirilmiştir” diye konuştu. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi olarak eğitimde, bilimde ve sanatta üretken bir üniversiteyiz ve bu yolda var gücümüzle çalışıyoruz. Tüm personelimizin ahde vefayı ve değerlerine sahip çıkmayı öğrencilerine aşılamayı da görev edinmiş olması, bize ait olan değerlerin küresel bir taarruza maruz kaldığı bu günlerde çok daha önem kazanmaktadır.” Şeklinde konuştu.

Germiyan Sokağı’ndaki tarihi konaklardan bazılarının eğitim amacı DPÜ’ye tahsis edildiğini belirten Rektör Uysal, şu ifadeleri kullandı: “Buraya da ‘DPÜ Kültür ve Sanat Yerleşkesi’ adını vereceğiz ve yakında ilave 15 sanatçımızın isimlerini de bu tarihi konaklardaki derslik ve atölyelere vereceğiz. Öğrencilerimizle Kütahyalı sanatçılarımızı buluşturacağız. Tüm öğrencilerimiz, özellikle sanatla uğraşan öğrencilerimiz çok değerli sanatçılarımızı tanıyacaklar ve istifade edecekler. İnşallah, sanatın ve sanatçının değer gördüğü bir üniversite inşa edeceğiz. Kütahya’nın sanatçı yetiştirmeye çok uygun verimli iklimini zenginleştirecek, çini sanatının başkenti olan Kütahyamıza hizmet edeceğiz”

SINIRLARI AŞMAK ÇAĞLARI AŞMAKTIR

Kütahya’nın sanatın çok müstesna şehirlerden birisi olduğunu belirten Kütahya Belediye Başkan Vekili Salih Özden, “İki sanatçımız önce Kütahya’nın sanatçılarıydı sonra Türkiye’nin, şimdi ise insanlık âleminin sanatçıları oldular ve bunu uluslararası örgüt tescillemiş durumda. İnsanlığın evrensel değerleri olmak çok kolay değil. Sınırları aşmak, çağları aşmak demektir” ifadelerini kullandı

Fahri Doktora Diploması takdiminden duyduğu memnuniyeti paylaşan Hamza Üstünkaya, “Elinin verdiği el vermez diye bizlere nasihat eden Çanakkale şehidinin oğlu çini sanatının duayeni babam Hacı Mehmet Üstünkaya ve cümle âlemin bu dünyadan ayrılanlarına Allah gani gani rahmet eylesin. Beni bu mertebeye layık gören eşe, dosta, kardeşlere selam olsun binlerce kez teşekkür ediyorum. Beni tanıyıp bilenlere, sevenlere, sayanlara, gelenlere binlerce teşekkür. Günümü gecemi ay gibi parlatıp haz ve tat verenlere binlerce teşekkür. Bana yön iz olan ağabeylerime, ustalarıma, sanat elçilerine binlerce teşekkür. Beni gün be gün büyütüp geliştirdiniz. Bu sanatın günü güneşi sizsiniz. Sanatım alemlere vatanıma yöreme iz damga olsun” ifadelerini kullandı.

SANATKÂR SUSAR

ESERLERİ KONUŞUR

Sanatın, Allah’ın Halik isminin ilahi bir ilhamla insanlardaki tecellisi olduğunu ifade eden Mehmet Gürsoy ise şöyle konuştu: “Bu tecelli doğumunda bütün insanlara lütfedilir. Ancak pek az insanın nasiplendiği, çoğunluğun farkına bile varamadığı bir emanettir. En güzel ifadeyle sanat Allah’a ayna tutmaktır. Kimi sanatı görür, kimi sanatçıyı” dedi. Doğuştan dâhilerin bile çok çalışanların karşısında şansı olmadığına dikkat çeken Gürsoy,  “Sanat insana hayat verir ama sizin de hayatınızı sanata vermeniz gerekir; ancak o zaman taçlanırsınız. Sevmek, sanatı sevmek Allah’ı sevmektir. Sevdanın dozunu devamlı artırmak lazım ki aşk olsun. Aşkla yapılan işlerin âşık etme gibi marifeti de vardır. Herkes sanatınıza âşık olur ama sanatkâr mütevazı olmalıdır; bu en büyük şöhrettir. Sanatkâr susar, eserleri konuşur. Güzelin modası geçmez, güzel her zaman güzeldir.”

Konuşmaların ardından Rektör Uysal, çini sanatçıları Hamza Üstünkaya ile Mehmet Gürsoy’a diplomalarını takdim etti.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir