/
5 dakikada okunabilir

ELİNDEKİLERLE YETİNMEK

Bir zamanlar kasabanın birinde dünyalar güzeli bir kız yaşarmış.
Güzelliği dillere destan olan bu kızı, çok uzak şehirlerden,
diyarlardan hatta ülkelerden çok zengin, çok yakışıklı, asil pek çok
delikanlı onu görmeye gelirmiş.
  Kendisiyle evlenmek isteyen nice prensi, nice şövalyeyi reddeden
güzel kız kimseleri beğenmezmiş. Bu arada aynı kasabada yaşayan ve
kıza âşık olan genç bir delikanlı da bu kızı istermiş. Ama kızı onu da
beğenmez reddedermiş. Aradan uzun yıllar geçmiş, delikanlı kasabadan
ayrılmış gittiği yerde başka bir kızla evlenmiş. Kendisine bir başka
hayat kuran delikanlı çoluk çocuğa karışmış. Ama o güzel kız hiç
aklından çıkmamış.
 Gel zaman, git zaman bir gün yolu doğup büyüdüğü güzel, küçük
kasabaya düşmüş. Orada tanıdık birine rastladığında aklına kasabada
yaşayan dünyalar güzeli kız gelmiş ve ona ne olduğunu sormuş.
 Yaşlı adam önünde gül bahçesi olan bir evi göstererek kızın
evlendiğini söylemiş.  Bizimki bir zamanlar kimseyi beğenmeyen ve
reddetmiş olan kızın kocasını pek merak etmiş. Bir kenara çekilip
gizlice evi gözetlemeye başlamış. Bir gün kızın evlendiği adamı evden
çıkarken görmüş. Kızın kocası şişman, kel ve tipsiz mi tipsiz bir
adammış. Üstelik zenginde değilmiş. Bu durumu çok merak eden adam,
kocası gittikten sonra evin kapısını çalmış. Evin hanımı kapıyı açınca
kendini tanıtmış ve neden böyle bir adamla evlendiğini sormuş.
  Evin hanımı da ona arkasındaki gül bahçesinden en güzel gülü koparıp
kendisine getirirse cevabını vereceğini ve bu arada tek şartının
bahçede ilerlerken geriye dönmemesi olduğu söylemiş. Adam da bunun
üzerine yüzlerce gülün olduğu bahçede ilerlemeye başlamış. Birden çok
güzel bir sarı gül görmüş. Tam ona doğru eğilirken biraz ilerde
kocaman pembe bir gül çarpmış gözüne. Tam ona uzanırken daha ilerde
muhteşem güzellikte kırmızı bir gül goncası görmüş. Bu arayış
içindeyken birde bakmış ki bahçenin sonuna gelmiş ve mecburen oradaki
bir gülü koparıp kıza götürmüş. Bahçenin en güzel gülünü getirmesini
bekleyen kız birde ne görsün yaprakları solmuş, kokusu gitmiş,
pörsümüş cılız bir gül.
 Bunun üzerine adama dönen kız şöyle demiş; ” Bak gördün mü? Her zaman
daha iyisini bulmak isterken ömür geçer ve sen en kötüsüne razı olmak
zorunda kalırsın. Bu yüzden gençlik gitmeden elindekiyle yetinebilmeyi
öğrenmek gerekir. ” OSTİM vakfı yayınlarının hayata dair 1.kitabından
iktibas ettiğim bu güzel hikâye çok şey ifade ediyor aslında. Öyle
fazla tamahkar olmanın, elindekilerin kıymetini bilmemenin sonucu bu
olsa gerek diyerek bugünde yazımızın sonuna geldik. Sağlıcakla kalın
bizimle kalın değerli GAZETE KIRKÜÇ okurlar.

Cevap yazın

Your email address will not be published.

Kütahya'dan son KÖŞE YAZILARI haberleri

60 MİLYONU ASILSIZ!

  112 Çağrı Merkezini gereksiz yere arayıp meşgul edenlere dair haberleri okuyunca insanların canıyla malıyla oynayıp

TRAFİK !

                                   Bugün, şehirlerin en başta gelen sorunlarından biri de trafik. Yani, şehir içi trafiği. Koronavirüs salgınından

HER ŞEY YAZILMIYOR !

Ev hanımlarının zaman zaman.. “Bugün ne pişirmeli ?” dediği gibi.. Bizler de; “Bugün / Bu hafta

BU GAZETE OKUNUR

     Değerli okurlarım, bugün bizden yani kısıtlı imkanlarla, zor koşullarda yayın hayatını sürdüren yerel gazetelerden