/
6 dakikada okunabilir

HAKİKATEN GİDİŞAT KÖTÜ

Değerli okurlarım, moralinizi bozmak istemem ama maalesef Covid-19 vaka sayısında yine artış var. 17 Eylül tarihli gazetemizin manşetini hatırlayanız var mı? Eğer yoksa ben hatırlatayım.  Kütahya’da hızla artan Coronavirüs vaka sayısına dikkat çeken gazetemiz manşetten büyük puntolarla ” Gidişat kötü” diye duyurmuştu. Bu başlık öyle laf olsun haybe dolsun kabilinden oraya konmamıştı. Muhabir arkadaşlarımızdan Fatma Sümer’in haberinden bir kesit verince siz okurlarımızda işin vahametini anlarsınız.

  Hastalık hızla yayılırken bile nedendir bilinmez 97 bin kişi hâlâ aşısını yaptırmış değil. Kütahya il sağlık müdürü Sayın Dr. Mehmet Erşan bu duruma dikkat çekerek ” Kütahya’da aşıları tanımlı olduğu halde hiç aşı yaptırmayan 97 bin vatandaşın olduğunu” söylüyordu. Son bir ayda hastane yükünün bir hayli artığını da dile getiren müdür Erşan, ” Vaka sayılarının artışları ile yatan hasta sayımızda arttı. Yoğun bakımda yatan hasta sayımız neredeyse ikiye katladı. Boşluklar olmasına rağmen bu bizi ürkütüyor” demişti.  Ürkmemek elde değil corona  olduğun bilmeyen, maske takmayan, mesafe kurallarına uymayan, aşısını yaptırmayan birinin kaç kişiye bulaştırdığı bilinmeyen ve bu yolla hızla artış gösteren lanetli virüs genç- ihtiyar, zengin- fakir, eğitimli- eğitimsiz demiyor, kuralsızları yakaladı mı perişan ediyor.

  Hakikaten hal ve gidişat kötü. Bu aymazlık bu kuralsızlık böyle devam ederse korkarım ileride daha kötü günler bekliyor olacak bizi. Bunlar benim öngörüm değil başta sağlık bakanının ve tıp otoritelerinin tespitleridir. Bugün tehlikeli bir boyuta varan, can almaya devam eden pandeminin önlenmesi için bizi uyaranların söyleye söyleye dillerinde tüy bitti. Tabii bizimde. Vakalardaki bu artışın vefatları da artıracağını, nice canlarımızın yitip gideceğini, yüreklere ateş düşüreceğini ve akabinde yine kapanmaların olacağını işaret ediyor.

 Üniversitelerin açıldığı, şehrimize çok sayıda yerli ve yabancı öğrencinin geldiği, piyasalarda ve sosyal yaşamda hareketliliğin başladığı, toplumda kısmi rahatlama görünürken kısıtlamalar ve kapanmalar tekrar gelirse hoş olmaz. Başta ekonomi olmak üzere yine sıkıntılar yaşarız. Buda bazı travmalara yol açar toplumun psikolojisi bozulur. Bunlar kehanet değil yaşanmışlıklardır. 

 Kütahya’da bir haftada 100 bin kişide Kovid-19 vaka sayısının 272.59’dan 337.44’e çıkması aymazlığın sonucudur. Bu tip insanlar bunun hesabını burada değilse bile yarın ilahi adalette vermeyeceklerini sanıyorlarsa yanılıyorlar. Çünkü bu tür davranışlar kul hakkının ihlalidir. Kuralsızlığın ve aşı inadının hangi vahim sonuçları doğurduğunu anlatmak için bu aykırı tipleri hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde entübe olan hastaları camdan izletmek lazım. Bu anlayıştaki insanlarımız için atalarımız, ” Evvelinden düşünmeyen sonunda pişman olur” demiş. Son pişmanlıkta para etmezmiş.

 Kütahya’nın 11-17 Eylül arasında bir hafta içinde vaka sayısı bakımından zirve yaparak Ege bölgesinde yine birinci olması Kütahya için hem ayıptır,  hem kayıptır hem de kötülüktür. Bu kadim şehir böyle bir kötülükle anılmayı hak etmiyor. Bundan kurtulmak, garibanların aşından ekmeğinden oynamamak için ara ara empati yaparak nelere yol açtığımızı, açabileceğimizi anlamalıyız ve çevremize zarar veren kör inadımızdan vaz geçmeliyiz. Bunların dışında başka çareleriniz, yöntemleriniz varsa bari onları söyleyin. Yoksa ya hayır işleyin ya da gereksiz ahkam kesmeyin.  Daha güzel günlerde buluşmak dua ve temennisiyle sağlıcakla kalın bizimle kalın değerli GAZETE KIRKÜÇ okurları. 

Cevap yazın

Your email address will not be published.

Kütahya'dan son KÖŞE YAZILARI haberleri

60 MİLYONU ASILSIZ!

  112 Çağrı Merkezini gereksiz yere arayıp meşgul edenlere dair haberleri okuyunca insanların canıyla malıyla oynayıp

TRAFİK !

                                   Bugün, şehirlerin en başta gelen sorunlarından biri de trafik. Yani, şehir içi trafiği. Koronavirüs salgınından

HER ŞEY YAZILMIYOR !

Ev hanımlarının zaman zaman.. “Bugün ne pişirmeli ?” dediği gibi.. Bizler de; “Bugün / Bu hafta

BU GAZETE OKUNUR

     Değerli okurlarım, bugün bizden yani kısıtlı imkanlarla, zor koşullarda yayın hayatını sürdüren yerel gazetelerden