/
9 dakikada okunabilir

931 MİLYON ÇÖPE GİTTİ

 Bir yere 25 kuruş düşürdüğümüzde onu bulmak için oradan her geçişte bakar dururuz. Ben bunu yadırgamıyorum tabi ki insan düşürdüğünü ve yitirdiğini bulmak ister. Benim itirazım 25 kuruşa gösterdiğimiz hassasiyeti çöpe attığımız milyarlarca liralık gıdaya göstermeyişimiz. Eğer gösterseydik 931 milyon ton gıda kendi elimizle çöpe gitmezdi.  4 Ekim tarihli yeni Kütahya gazetesinde muhabir Güler Sağlam’ın bu konuyla ilgili üzücü ve düşündürücü bir haberi vardı.’ 931 milyon ton gıda israf oldu’ başlıklı haberinde israfın hangi boyutta olduğunu gösteriyordu. 

Bunu gazete kendiliğinden uydurmuş değildi. Gıdabirder Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Eyüp Cihan söylüyor. 29 Eylül Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü nedeniyle dünyada ve ülkemizde yaşanan gıda israfına dikkat çeken Başkan Cihan,” Birleşmiş Milletler gıda raporuna göre 2020 yılında dünya genelinde 931 milyon ton gıda israf edilirken,750 milyona yakın insanın açlıkla mücadele ettiğini” dile getirerek hepimizi uyarıyor. Çöpe atılan bu gıdaların hangi boyutta olduğunu vurgulayan Gıdabirder Kurucu Başkanı Eyüp Cihan, geçtiğimiz yıl israf edilen gıdanın sadece %25’i ile 870 milyon insanın gıda ihtiyacının karşılana bileceğini belirtiyor. Yani bir yerde savurganlık bir yerde yokluk ve açlık. 

 Ülkemizde yaşanan israfın hangi boyutta olduğunu da belirten Başkan Cihan,” Türkiye’de her yıl 7,7 milyon ton gıda çöpe giderken bu rakam kişi başı 93 kilograma tekabül etmektedir.  Buda bize gıda israfının geldiği korkutucu boyutu gösteriyor. Gıda israfı tarımdan, konaklama tesislerine, sanayi alanlarından evlere kadar geniş bir yelpazede karşımıza çıkıyor. Ortaya çıkan israf hem ekonomik açıdan büyük bir kayba yol açarken hem de sündürülebilir dünya yaşamını tehlikeye atmaktadır. Zaten kısıtlı olan dünya kaynaklarının bu şekilde çöpe gitmesi bizlere gelecek konusunda kaygılı bir tablo çiziyor “dedi.

 İsraf hususunda bende çok kaygılıyım ve doluyum. Çöpe atılan nimetleri gördükçe bu densizliği yapanlara kızıyorum, verdiği nimetlerinin kıymetini bilmediğimiz, çöpe attığımız için bizi helak etmeyen Allah’a dua ediyorum. Tabi israf yalnızca bunlarla sınırlı değil her yerde, her alanda görmek mümkün. Su, zaman, enerji ve daha pek çok ürünü korkmadan utanmadan israf ediyoruz. Hem pahalılıktan yakınıyoruz hem de savurganlık yapıyoruz. Tamam pahalılık var, maalesef müsriflikte var. Pahalılığa gösterdiğimiz tepkiyi savurganlığa da gösterelim. Çünkü çöpe atılan gıdalar geleceğimizde çöpe atmaktır. Ayrıca iktisadi sıkıntılara sebep olduğu gibi çevreye de büyük zarar veriyorlar. Hava ve doğa kirliliğinden kaynaklandığı belirtilen iklim değişikliği suların azalmasına yol açıyor, barajlar kuruyor, sulak alanlar çölleşiyor. Bunlar görünmesine, bilinmesine rağmen gıdada olduğu gibi suyumuzu da israf ediyor dikkatli kullanmıyoruz.

 Geçtiğimiz gün bununla alakalı bir haber vardı gazetelerde. Dünya Meteoroloji Örgütü ( WMO) açıkladığı son raporunda, iklim değişikliğinin küresel çapta su krizine yol açacağı uyarısında bulundu. WHO’ya göre 2018’de dünya çapında 3 milyar 600 milyon kişi, yılın en az bir ayı, su kaynaklarına erişimde sıkıntı yaşadı. Örgüt bu sayının 2050’ye kadar 5 milyarı aşacağını ve dünya nüfusunun yarıdan fazla olacağı tahmininde bulundu. Bu rakamlar sizin için ne ifade ediyor bilmiyorum ama, benim için susuzluğun kapımızda olduğuna işaret ediyor. Açlıktan, susuzluktan kırılmamak için her yerde, her alanda tasarruf yapmaya mecburuz ve mahkûmuz. Zira su hayattır, susuzluk memattır.

 WMO, iklim değişikliğinin neden olduğu doğal afetlerin, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını, iklim değişikliğinin can kayıplarına da yol açıp günlük yaşamı çok olumsuz etkilediğini vurguladı. Örgüt, hükümetlerin iklim ve su politikasında eşgüdüm içinde hareket etmeleri çağrısınındı bulundu. ” Su kaynaklarının yönetimi” konusunda iş birliğinin şart olduğunun altını çizdi.

 Örgütün raporunda vurgulanan diğer konular ise dünyanın doğal ve temiz su kaynağı olan buzulların eridiği ve güvenli su kaynaklarına erişimin, gıda güvenliği ve insan sağlığı içinde hayati önem taşıdığı oldu. İsrafın bizi nereye getirdiğini ve böyle devam ederse sonumuzun pekte hayra alamet olmadığını gösteriyor. Biz bugünü düşündüğümüz gibi yarınları da düşünmek zorundayız. Tabi öyle laf olsun diye değil ciddi anlamda tasarrufa yönelmeliyiz tedbirimizi almalıyız. Birde Kütahya’daki israfın hangi boyutta olduğunu öğrenebilsek. Ben bugüne kadar yerel bazda bir araştırmanın yapıldığını görmedim, duymadım. Bu şehirde pek çok Sivil Toplum Kuruluşu olmasına rağmen bu alanda bir araştırma yapmış değiller. 

  Değerli okurlarım sizden istirhamım lütfen israf etmeyelim, edenleri de nazikçe uyaralım. Çünkü bu ülke bu şehir bizim. Bugün bolluğunu yaşadıklarımızın yarın yokluğunu yaşamamak için israf etmemeliyiz. Çünkü israf eden iflas eder. Başkalarına muhtaç olmak kadar zor bir durum yoktur.  Allah sonumuzu hayreyleye duasıyla sağlıcakla kalın bizimle kalın değerli GAZETE KIRKÜÇ okurlar. 

Cevap yazın

Your email address will not be published.

Kütahya'dan son KÖŞE YAZILARI haberleri

60 MİLYONU ASILSIZ!

  112 Çağrı Merkezini gereksiz yere arayıp meşgul edenlere dair haberleri okuyunca insanların canıyla malıyla oynayıp

TRAFİK !

                                   Bugün, şehirlerin en başta gelen sorunlarından biri de trafik. Yani, şehir içi trafiği. Koronavirüs salgınından

HER ŞEY YAZILMIYOR !

Ev hanımlarının zaman zaman.. “Bugün ne pişirmeli ?” dediği gibi.. Bizler de; “Bugün / Bu hafta

BU GAZETE OKUNUR

     Değerli okurlarım, bugün bizden yani kısıtlı imkanlarla, zor koşullarda yayın hayatını sürdüren yerel gazetelerden