/
7 dakikada okunabilir

ÜZMEYİN ÖĞRENCİLERİ

Hepimizin özelliklede esnafımızın dört gözle beklediği üniversitelerin açılması öğrencilerin gelmesiydi. Pandemi döneminde tedbirler kapsamında üniversitelerin kapanması nedeniyle onların yokluğunu daha çok fark ettik. Kütahya ekonomisine, sosyal yaşamına ciddi katkı sağlayan üniversiteler nihayetinde açıldı şehrimize binlerce öğrenci geldi. Hoş geldiler safalar getirdiler, bereketiyle geldiler. İnşallah onları üzecek, anılarında kötü iz bırakacak bir şeyler yapmayız. Çünkü o değerli insanlar bizim fahri tanıtım elçilerimizdir. Burada gördükleri sevgiyi, saygıyı, ilgiyi gittikleri her yerde anlatırlar. Bizden yergiyle değil övgüyle bahsederler. Buda şehrimizin tanınmasına önemli katkı sağlar.

Muhabir arkadaşlarımız yaptıkları özel haberleriyle Kütahya’nın sosyal, siyasal, ekonomik durumuna ilişkin gelişmeleri duyuran gazetemiz bu kez de değer verdiğimiz üniversite öğrencilerinin ulaşım sorununu gündeme getirdi. Muhabir arkadaşımız Şeyma Dönmez ‘in, 18 Ekin günkü gazetemizde konuya ilişkin bir haberdi vardı. Sokağa inerek öğrencilerle söyleşi yapan Şeyma, onların bu husustaki yakınmalarını gündeme taşıyarak çözümüne yönelik görüşlerini yansıttı. Gazetemizin ” Öğrencilerin sorunu ulaşım” başlığıyla verdiği haberde öğrenciler, sorunlarının başında ulaşımın geldiğini, otobüslerin genelde dolu olduğunu, oturacak yer bulamadıklarını, ayakta gidip gelmeye mecbur kaldıklarını, ulaşımın pahalı ve bazı sürücülerin davranışlarından şikayetçi olduklarını dile getirmişlerdi.

Öğrencilerin gelmelerine ne kadar sevindik ise bu ve benzeri sorunlarının olmasına da bir o kadar üzüldük. İlk zamanlar ev sıkıntısı yaşayan öğrencilerin bu sorunu çözülmüş olmalı ki bugünlerde ulaşımdan yana dertliler. Kar-kış gelmeden havalar soğumadan bu meseleyi halletmeliyiz. Nedendir bilinmez ama şehir merkezindeki tam korunaklı, klimalı duraklar kaldırıldı. Buda iyi olmadı çünkü şehrimizin kışları soğuk geçer. Yoğunluğun yaşandığı durakların kapalı ve tam korunaklı olması gerekiyor. Dışarıda bekleyeceklerine kapalı yerde maskelerini takarak beklerler. Böylelikle üşümez hasta olmazlar. Bu pandemi sürecinde daha çok dikkat etmeliyiz. Bize emanet edilen gençlerin sağlıklarını da düşünmeliyiz. Ayrıca duraklarda otobüslerin geliş ve kalkış saatlerini belirten bir çizelgenin olmaması da başlı başına bir eksiklik.

Otobüslerin azlığından, seyrek gelişinden, ulaşımın pahalılığından yakınan öğrenciler, geldiklerinde zamlarla karşılaştıklarını otobüs bilet ücretlerinin makul seviyeye düşürülmesini isteyerek şikâyet ve beklentilerini şu sözlerle dile getirdiler. ” Geldiğimizde zamlarla karşılaştık. 10 dakikada bir otobüs geliyor oda çok dolu oluyor. Oturacak yer bulamayınca sıkış tepiş ayakta gidip- geliyoruz. Dersten çıkımızsın yorgunsun, kampüs şehre uzak. Her bindiğimizde otobüs tıklım tıklım oluyor. Özellikle sınav zamanlarında yetişememe kaygısı yaşıyoruz. Bir iki tane büyük körüklü otobüs var onlarda yetmiyor. Bu hatta çalışanların hepsi büyük otobüs olursa bizim için iyi olur. Kışın daha büyük sorun yaşanmaması için otobüslerin artırılması sefer sayılarının çoğaltılması gerekiyor.” Öğrencilerin bu şikayetlerini göz ardı etmemek lazım. Çünkü duraklarda beklemelere, yığılmalara neden oluyor. İletişim teknolojisinin geliştiği günümüzde akıllı durak sistemine geçilerek otobüslerin hat numaraları, güzergâhları, varış- kalkış saatleri cep telefonlarından öğrenilmeli. Böylelikle hem duraklardaki yığılmayı önlemiş oluruz hem de insanlar karda-kışta ve buz gibi ayazda beklemezler.

“Değerleri yokluklarında anlaşılan” öğrencilerin varlığına değer vererek her türlü kolaylığı onlara sağlamalıyız. Yerli- yabancı ayrımı yapmaksızın onlara kendi çocuklarımız gibi davranmalıyız. Zira onlar okuyup devletimize -milletimize hizmet etmek gayesiyle ana kucağını, baba ocağını bırakarak şehrimize gelmişlerdir. Bu niyetle gurbetin çilesine talip sevgili talebelere müşteri değil, misafir muamelesi göstermeliyiz. Son günlerde özellikle yurtdışından gelen öğrencilere mülteci muamelesi yapıldığını duyuyoruz. Ben buna inanmak istemiyorum. Çünkü bu yaklaşım onların bize yaklaşımını sağlamaz bizden uzaklaşmalarına neden olur. Oysa biz, ” Gel gel ne olursan ol yine gel ” diyen Hz. Mevlâna’nın torunlarıyız. Hep ” Cennet bu şehrin ya altındadır ya da üstündedir ” diye övündüğümüz çelebi ruhlu insanlarım mukim olduğu şehrimize bu hiç yakışmıyor. Öyleyse bizde bize yakışanı yapalım. Sağlıcakla kalın bizimle kalın değerli GAZETE KIRKÜÇ okurları.

Cevap yazın

Your email address will not be published.

Kütahya'dan son KÖŞE YAZILARI haberleri

ÜÇÜNCÜ SAYFA !

Gazetelerin birinci sayfaları.. Televizyonların haber bültenleri, gündüz kuşağı programları.. Üçüncü sayfa haberlerinden geçilmiyor. Nedir bu üçüncü

YARALARI KAŞIYANLAR VAR

  CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçtaroğlu, geçmişte yaşanan hataları telafi etmek amacıyla helalleşme yolculuğuna çıkacağını

TRAFİK NOTLARI..

Bundan yaklaşık 10 gün kadar önce genel basında yer alan bir habere göre; 2002- 2020 yılları