/
10 dakikada okunabilir

MODERN DEVLETLER GÜÇLÜ STK’LAR İLE YÖNETİLİR

Toplumun sesi ve nefesi olarak tanımlanan sivil toplum kuruluşlarının modern, güçlü ve daha katılımcı demokrasilerin işlediği devletlerde aktif rol oynadığına vurgu yapan Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, “Modern devletler güçlü STK’lar ile yönetilir” dedi.

Kütahya Kültür Derneği tarafından düzenlenen ‘Sivil Toplum Kuruluşları İş Birliği Güçlendirme Yöntemleri’ programı Hilton Garden Inn’de gerçekleştirildi.

Toplantıya Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) Rektörü Prof. Dr. Vural Kavuncu, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörü Prof. Dr. Kazım Uysal, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Başyiğit, Kütahya’daki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

‘SİVİL TOPLUM TOPLUMUN SESİ’

Programın açılış konuşmasını yapan Kütahya Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Muslu, katılımcıların fikir dünyasına katkı sağlayacağını düşündüğü programda bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi. Sivil toplumu “toplumun sesi ve nefesi” olarak tanımlayan Süleyman Muslu, sivil toplum kuruluşlarının; toplumların kaderinde, toplumların geleceklerinde ne denli hayati önem arz ettiğini belirtti.

Kütahya’nın şehir kültürü olan köklü bir şehir olduğuna dikkat çeken Türkiye Yazarlar birliği Genel Başkanı Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, “Mesleklerimizden ve sosyal rollerimizden sıyrılarak topluma faydalı olduğumuz her iş aslında bir sivil toplum işidir” dedi. Hepsi kendi mecrasında kazanımları sağlamak ile yükümlü olsa da STK, devlet ve özel sektör işbirliğinin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, “Özellikle şehir kültürünü yerel kalkınmaya gerçekleştirme anlamında güzel bir dönemde olduğumuzu düşünüyorum. Biz bir vakıf geleceği olan milletiz. Genlerimizde yardımlaşma var. Sivil toplum faaliyet dediğimiz şey aslında bir hayır işi. Anadolu, vakıf hizmetleriyle ilmek ilmek dokunmuştur. Bizim vakıf geleneğimiz en güzel sivil toplum örneklerimizdir. Anadolu’da kadın örgütleri de çok yaygındır. Yaban hayatının korunması için dünyada örnekleri olmayan vakıflar var” şeklinde konuştu.

‘STK’LARA BAĞIŞ YAPILABİLİR’

Sivil toplum kuruluşlarının devlete ve devlet yönetime katkı sunan kurumlar haline gelmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, “Modern devletler güçlü STK’lar ile yönetilir Sivil toplum sadece devlet desteğiyle yürüyen “Bize imkan verilsin bir şeyler yapalım” mantığıyla yürüyecek yerler değil. Sivil toplum aslında bağış yapılması gereken yerler bizde sadece dini kurumlara bağış yapılabileceği sanılıyor. Aslında STK’lara da bağış yapılabilir Avrupa’da böyledir” ifadelerini kullandı.

Sivil toplum kuruluşları temsilcilerine tavsiyelerde de bulunan Arıcan, “Sivil toplumun kapısının her daim açık olması lazım. Büyük bir heyecanla açılmış ama bina kapısı kapalı; biri zorda kalsa kapısı o çalsa cevap alamayacak. Bu olmaz. Ayrıca yerel yönetimlerle işbirliği içinde olunması lazım. Artık her işinizde üniversite var öğrenci toplulukları var. İlimizdeki öğrenciler hepimiz için avantaj belki bu insanlar burada girişimcilik yapacak” dedi.  Çalışmalarının raporlarını yazılı bir şekilde projelendirmenin önemini ifade eden Arıca, güçlü STK’ların ortak özelliğini yaptığı faaliyetleri kurumlara raporlarla resmî bir şekilde aktarması olarak açıkladı.  

‘KADINLAR VE ÇOCUKLAR

STK FAALİYETLERİNE KATILMALI’

Modern, güçlü ve daha katılımcı demokrasilerin işlediği devletlerde güçlü sivil toplumların olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, “Bundan sonra işin içine çocukları da katmamız gerektiğini düşünüyorum onlar bu işin içinde olmalı. Kadınlar hakim bir şekilde yer almalı bizim kültürümüzde kadın ve erkekler yan yana sivil toplumda görev almıştır” şeklinde konuştu.

Hilfü’l-Fudûl örneğiyle peygamber efendimiz döneminde STK’lara verilen öneme dikkat çeken Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Nezir Gül, “Peygamber efendimiz de sivil toplumcudur” dedi.

‘TÜRKİYE DÜNYA BİRİNCİSİ’

Türkiye’nin gayrisafi milli hasılasına göre STK’ları ile dünyada insanlara en fazla yardım eden ülke olduğunu belirten Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Nezir Gül, “Bu da bizim için gurur verici bir şey bunun için ne kadar şükretsek az. Kızılay’dan tutun İHH, Yeşilay’dan tutun farklı pek çok derneğimize kadar yurt içinde ve yurtdışında dünya kadar STK’mız mazlumun yanında. Ağlayan insanların gözyaşını silmek için çabalıyor” ifadelerini kullandı.

İnsanı yardım dışında yardımlarında büyük önem taşıdığına değinen Mehmet Nazir Gül, örneğin okuyan gençlerimize destek olunacaksa bunu sadece bir burs desteğiyle sağlamaya çalışması elbette çok değerli ancak işi bursu verip “Güle güle harcayın” demekle yeterli görmemek gerek. Bu eksik kalır. Bunun yanı sıra güzel çalışmaların içine gençleri dahil etmek çok önemli” dedi.

Kütahya’nın tabiatıyla, yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle, şifa imkanlarıyla, tarihiyle çok zengin değerleri olan bir şehir olduğunu ifade eden Gül, bu değerlerin tanıtılmasında Kütahya Kültür Derneği’ne  büyük bir sorumluluk düştüğünü vurguladı. Şehirde izleri devam eden büyüklerin yaşatılması ve onların dünyasını gençlere aktarmanın büyük bir görev olduğunu dile getiren Mehmet Nezir Gül, sözlerine “Kütahya için yapılabilecek çok şey var” diyerek son verdi.

Cevap yazın

Your email address will not be published.

Kütahya'dan son Eğitim haberleri

BU ALANDA SİGARA İÇİLMEZ!

Dumansız Kampüs projesi kapsamında DPÜ kampüsünde tütün ürünlerinin kullanılmasının yasak olduğu alanlarda ‘Sigara İçilmez’ sembolleriyle işaretlemeler