/
7 dakikada okunabilir

DURDURUN ARTIK ŞU ZAMLARI

  Asgari ücretin artırılması, döviz kurlarının düşürülmesi iyi olmasına iyide fakat piyasalar kötü. Bu garabetten kurtulmak, zamların altında daha fazla ezilmemek, ortamı rahatlatmak için evvela fahiş fiyatlarla halkın duygularını tahriş edenler durdurulmalı, haksız kazançlarla kasalarını keselerini dolduranlara daha fazla fırsat verilmemeli. Ama öyle süslü püslü laflarla değil önleyici icraatlar la. Yasal çerçeve içerisinde neler yapılması gerekiyorsa acilen yapılmalı kimseye müsamaha gösterilmemeli. Eğer keyfine göre zam yapanlara, haddini aşanlara göz yumulur hadleri bildirilmezse o vakit bütün ülkeyi krize sokarlar. Keyfine atalarımız ” Merhametten maraz doğar” dememiş. Merhamet güzeldir ama fırsatçılar için değil.

 ” Kurt dumanlı havayı sever” misali bu durumdan nemalanmaya çalışan vicdan fukarası, cüzdan sevdalısı insanların yaptığı aslında bir nevi vatana ihanet halidir. Zamlarla piyasayı allak bullak edenlerin, stok yapanların, karaborsacılığı hortlatanların niyetini anlamamakla birlikte bu iktisadi bir saldırıdır. Çünkü bu ülkemizin ekonomisine ve sosyal yapısına zarar veriyor. Şair Celal Fedai’nin, ” Duygusunda seçkincilik, düşüncesinde soyluluk olmayanlar, Türkiye’nin yükselmesini engellemek için ellerinden geleni yaparlar” dediği gibi. Emperyalizmin esas isteği de beklentisi de budur. Çünkü gelişen kalkınan bir Türkiye onları fena halde rahatsız ediyor.   Valla korkunun ecele faydası yok. Allah’ın izniyle, iktidarın gayretiyle, halkımızın sabrıyla bu sıkıntılı süreci de aşacak selamete çıkacağız. Hem bu sıkıntılar yalnız bizde değil iktisaden kalkınmış insaniyet açısından geri kalmış ülkeler bile bir krizin içerisindeler. 

  Hakikaten halkımız zamlardan şikayetçi. Bu husustaki yakınmaları her yerde duyup dinlemek mümkün. Geçen gün aynı şeylere bende şahit oldum. Sanki anlaşmışlar gibi aynı mevzuya temas ediyorlardı. Tabi öyle şarlatanların ağzıyla değil gayet sağduyulu bir vaziyette. Dövizin düşüşüne sevindikleri belirterek zamlardan dert yandılar. Mesela biri:” Dolardan, eorudan bana ne kardeşim. Bana unun, ekmeğin, yağın, çayın, şekerin, gazın, elektriğin yani temel gıda maddelerinin ucuzluğu lazım. Eğer zamlar bu şekilde devam ederse verilen 4250 liralık asgari ücrette eriyip gidecek” deyince bir diğeri, ” Dövizin yükselişini bahane edenler ürünlerin fiyatlarını misliyle artıranlar bakam fiyatları düşürecekler mi.? Bir başkası ise, ” Kabahat bizde arkadaşlar alışverişimizi pahalı satan yerlerden değil, ucuz olan yerlerden yapmalıyız. Nasıl onlar kendi menfaatlerini düşünüyorlarsa bizde kendimizi düşünelim.” Doğru ama önce ülkemizi düşünelim felaket telalarının sözlerine katiyen inanmayalım çünkü onları derdi memleket değil, fakir fukara hiç değil Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.

 Dün dövizi faizi, asgari ücretliye verilen zammı bahane ederek başta temel gıda maddeleri olmak üzere tabiri caizse iğneden ipliğe her şeye zam yapanlar bugün öyle kulaklarının üzerine yan gelip yatmasınlar. Çünkü onları zor günler bekliyor. Garibana acımayan naçar hale getirmekten hicap duymayan gün gelir aynı sıkıntılara oda duçar olur. Bunu ben değil zamlardan canı yananlar söylüyor.  Çünkü doların yükseldiği o süreçte her sabah yeni bir zamla uyanan vatandaşlar zor günler geçiriyor ve piyasayı takip ediyor. Sizin karalık yüzünüzü anlayacak ve bir daha oralara ayak basmayacak. Bu vasatta indirim yapanlar kazançlı çıkacaklar. Zira hepimiz her zaman indirimi severiz. Hatta öyle ki ihtiyacımız olmadığı halde ucuz bir ürünü görünce alma isteği duyarız.

 Ben, bu süreçte TANSALARIN hayata geçirilmesinin faydalı olacağını düşünüyorum. Çünkü piyasaları regüle edebileceği kanaatindeyim. Hem bu iş öyle zor öyle değil gönderirsin elemanlarını, tırlarını üreticiden alır marketlere dağıtırsın. Böylelikle aracıyı ortadan kaldırır üreticiye kazandırırsın. Hem bu marketlere giden vatandaş ihtiyaç duyduğunu bulabilirse büyük ilgi görür. Hiç zaman yitirmeden bu marketleri daha yaygın ve düzenli bir duruma getirir makul fiyatlardan satarlarsa hem vatandaş memnun kalır hem de devlet kazanır.  Bu temenniyle 2022 yılınızı tebrik eder ülkemizin birliğine, dirliğine, esenliğine vesile olmasını diler gönlünüzden geçen her şeyin hayırlısıyla olmasını dilerim. Sağlıcakla kalın bizimle kalın değerli GAZETE KIRKÜÇ okurları.

Cevap yazın

Your email address will not be published.

Kütahya'dan son KÖŞE YAZILARI haberleri

AŞI.. TEDBİR.. DİKKAT !

Kış aylarıyla birlikte doğal ve zorunlu olarakkapalı alanlarda daha çok kalınıyor olunmasıyla bütün illerle birlikte  Kütahya’da

GAZETEMİZ 17 YAŞINDA

  Bugün çok mutluyuz değerli okurlar. Çünkü 17 yaşına girdik. Biz yerel kimliğimizle, gazete kırküç adıyla 2005’den

ADIM ADIM ŞAMPİYONLUĞA..

“B.Kütahyaspor kurulduğu (26 Mayıs 1966) günden bugüne oynadığı bütün liglerde (2.lig, 3.lig, BAL ligi..) şampiyonluğa koşarken

2022 ATILIM YILIMIZ OLACAK

Bilgisayarın başına oturduğumda bazen neyi yazacağıma bir türlü karar veremiyorum. Bu konu yokluğundan değil bilakis çokluğundan