İLK YAZIM

570

 Geçen gün bir arkadaşımın sorusu üzerine gazetemizde ne zaman yazmaya başladığımı ne yazdığımı bende merak ettim. Düzenli bir arşiv tutmadığım için aradığım gazeteyi bulmam kolay olmadı. Dolabımda ne kadar gazete varsa hepsini odanın ortasına döktüm ve tabi hanımdan da fırçamı yedim nihayetinde aradığımı buldum. 

 Değerli okurlarım, beğeniyle okuduğunuz gazeteniz kırküç’te yazmaya 24 Nisan 2017 tarihinde başlamışım. O günden bugüne ara vermeksizin yazıyorum. Allah sağlık verdikçe, siz ilgi gösterdikçe, gazete yönetimi de yeter demedikçe bu köşede sizlerle olmaya, sorunlarınızı, şikâyetlerinizi dile getirmeye gayret edeceğim inşallah. İlk yazımda Kütahya’nın, iktidara verdiği güçlü destekten söz

 ederek bir bakanlık hak ettiğini dile getirmiş Başbakan’dan bakanlık istemişim. Bugün o ilk yazımı sizinle paylaşayım dedim.

 Merhabalar değerli gazete kırküç okurları. Rabbim izin verdikçe bugünden itibaren burada yazmaya, sorunlarınızı dile getirmeye, çözümüne katkı sunmaya gayret edeceğim. Bu güzel şehrin sorunlarına beklentilerine habersiz değilim, biganede kalamam. Zira yıllarca habercilik ve çini TV’de programlar yaptım. Başta Kütahya Postası olmak üzere değişik gazetelerde yazılar yazdım ve hep bu şehrin gülen yüzünü, müspet yanını yansıttım. Bunları yaparken tepki aldım, tenkit aldım, tehdit aldım şükürler olsun tekzip almadım. Sizin ilginiz uyarılarınız ışığında aynı şekilde devam etmek istiyorum. Haydi Bismillah diyerek ilk yazımla sizlerle beraberim. 

 Bilirsiniz bizim çok anlamlı ders niteliğinde atasözlerimiz var. Onlardan biride” Marifet iltifata tabidir” sözü. Biz Kütahya olarak 16 Nisan’da marifetimizi gösterdik verdiğimiz sözde durduk. Şimdi Ankara’dan Başbakan’dan bir iltifat bir müjde bekliyoruz. Ufak tefek ihmal söylentileri, dedikoduları olsa da bir referandumu daha geride bıraktık. Kuruluş ve kurtuluşun şehri olan Kütahya, ” yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadı” olduğunu 16 Nisan’da yapılan halk oylamasında bir kez daha gösterdi.

 Her zaman demokrasiden, milli iradeden, sağduyudan yana olan Kütahya siyasi tarihimizde çok önemli ve onurlu bir yere sahiptir. CHP’nin, tek başına iktidar olduğu, açık oy gizli tasnif gibi ayıplı bir seçim sisteminin uygulandığı ülkemizin tek partili yapıdan çok partili demokratik sisteme geçtiği 1946 yılında Adnan Menderes’i, seçme şerefine nail olan Kütahya 27 Mayıs darbesinde şehrimizden alınarak Yassı adaya idam sehpasına gönderilmesinin acısını hep yüreğinde taşıdı. Bu derin acıya rağmen hiçbir zaman devletine milletine küsmedi darılmadı. Darbelerin nelere yol açtığını bilen Kütahya 15 Temmuz hain darbe kalkışmasında sessiz kalmadı, meydana ilk çıkan şehirlerden biri oldu. Güçlü ve kararlı bir tepki göstererek darbecilere dersini vererek Dumlupınar ruhunu yeniden yaşattı.

  AK Parti kurulduğu günden bu yana bütün seçimlerde, halk oylamalarında Kütahya hep aynı çizgide durarak desteğini esirgemedi.  16 Nisan günü yapılan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi halk oylamasında %70,3 “EVET” diyerek Ege’de rakor kırdı. Kütahya’nın bu başarısının ardında Belediye Başkanı Kâmil Saraçoğlu’nun hizmetleri olduğu söylense de parti teşkilatlarının, milletvekillerinin performansı da inkâr edilmemeli.

 Sayın Başbakan Binali Yıldırım’ın, 13 Nisan günü zafer meydanında hastane, hızlı tren, barajlar ve bazı önemli yatırımlar konusunda verdiği müjdeler de ” EVET” tercihinin artmasını sağlamıştır. Bu vaatlere sevinen Kütahya şimdi bir müjde daha bekliyor. Son günlerde kabinede revizyon olacağını duyan, okuyan Kütahyalı olası bir revizyonda kendilerinin unutulmamasını bir bakanlıkla ödüllendirilmesini bekliyor.  Pek çok Kütahyalı gibi bende inanıyorum ki milletvekillerimizin hepsi bakanlık yapacak yetenek ve donanıma sahipler. Evet Sayın Başbakan, biz tercihimizi istediğiniz yönde kullandık EVET dedik. Şimdide sizden bir bakanlık için evet bekliyoruz. Kütahya’nın beklentisi, umudu budur efendim. Değerli okurlarım bu yazı beş sene öncesine ait. Eğer bir sürçü lisan ettiysek affola.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *