”FAZLA NAZ AŞIK USANDIRIR”

326

” Bizimki neden adaylığını açıklamıyor” diye soran CHP’li arkadaşıma bilmiyorum deyince ” inanmam ” dedi ve şöyle devam etti. ” Halkın yaşadığı sıkıntıyı hafifletme adına etkili muhalefete en çok ihtiyaç duyulduğu anlar sosyoekonomik yaşamın zorlaştığı, halkın iktidardan şikayetçi olduğu, bir kurtarıcı beklediği zamanlardır. Bunların ve daha fazlasının yaşadığı bu süreçte başta partimiz olmak üzere muhalefet partileri radikal kararlar alarak ülkemizi erken seçime götürmeliler. Millet ittifakının bu konuda pasif kalması, bir aday saptamış olmamaları halkın politikadan soğumasına ve güven kırılmasına neden oluyor. Bu konuda siz basın mensupları da masum değilsiniz. 4. Kuvvet olduğu söylenen medya iktidardan çekindiği için kamuoyu oluşturamıyor.” Arkadaşımın” Erken seçim ve iktidardan çekinme ” sözlerine katılmadığımı belirterek yazacağımın sözünü verdim.
Önce erken seçime ve iktidardan çekinme sözlerine neden karşı olduğumu açıklayayım. Özellikle dışarıda yaşanan ve dünyayı menfi yönden etkileyen hadiseler devam ettikçe yapılacak bir erken seçimin maliyetinin hangi boyutta olacağı, “önce devletim, sonra partim” diyenler gibi beni de kaygılandırıyor. İşini doğru düzgün yapan, ülkesinin menfaatini her şeyin üstünde tutan, yüreğinde vatan sevgisi olan hiçbir gazeteci gerçekleri dile getirmekten çekinmez. Burada çekinen biz değiliz aday çıkaramayan muhalefet partileridir.
Ülkemizin Cumhuriyetle yaşıt Partisi’nin bu kadar zorlandığını, ilkelerinden saptığını ben hatırlamış ve anlamış değilim. Tabii bir ben değilim halkımızda aynı durumda. Koskoca ana muhalefet partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu cesaret gösterip de cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklamıyor olması bu görüşe neden oluyor. Eleştirmek adına çok şey söylüyor ama ben adayım demiyor. Yüzde birlik partilerden medet umuyor.
Adaylık hususunda 6’lı masada küresel sorunları hesaba katarak bu konuda aksiyon almış değil. Eğer almış olsalardı iş bu kadar uzamaz millet ittifakının adayını açıklamış olurlardı. Rusya- Ukrayna savaşının yol açtığı krizlerin dünyayı nereye götüreceği bilinmezken, muhalefetteki bu kararsızlık içimizi karartıyor. Özellikle sıkıntılı süreçlerde ihtilaf değil ittihattın gerekli ve öncelikli olduğu belirtilerek halkımıza moral vermekle görevli siyasilerin milli meselelere hassasiyet göstererek rencide edici eylem ve söylemlerden kaçınmaları gerekiyor. Değerlerimizi değersizleştirme eğiliminde olanların ısrarcı tavırları yerli ve milli duyguları deforme olmamış insanlarımızı üzüyor anlamsız buluyor. Emperyalizmin piyonu Yunanistan’ın kaşındığı böyle kritik bir ortamda didişmenin, çekişmenin ülkemize, hiçbir faydası olamayacağı gibi partilerinin de kazancı olmayacaktır. Milli hassasiyetimizi şahlandırarak gönül birliğiyle bu sıkıntılı süreci aşmayı önceler, politik tartışmaları ötelersek halkımıza en büyük iyiliği yapmış olursunuz. Yurtseverlikte halk severlikte bunu gerektiriyor. Hem bu tartışmaların sert ve hırpalayıcı biçimde yapılması dışarıda itibarımıza zarar vereceği gibi içeride de muhalefete de yarar sağlamayacaktır. Eğer sağlamış olsaydı AK Parti 20 sene iktidar da kalmaz mutlaka sendelerdi. Şunun şurasında seçimlere 9 ay gibi bir zaman kaldı. Sayın Kılıçdaroğlu adaylığını neden kimlerden saklıyor anlamış değiliz. Bilirsiniz ” Fazla naz aşık usandırır” diye güzel bir atasözümüz var. Sevenlerini usandırmadan, milleti merakta bırakmadan cesaretini ortaya koyarak adaylığı açıklarsa bence kazançlı çıkarlar. Çünkü “erken çıkan yol alır.” Eğer adaylığını engelleyen bir şey yoksa beklemenin gereği yok. Bu durumun sevenlerini gerdiğini söyleyeyim. Halkın arasında gazeteci kimliğimle değil sıradan emekli bir vatandaş olarak dolaştığım için bunlara şahidim.
Yıpranma kaygısıyla adaylığınızı açıklamamanız partinize ve zatıalinize bir şey kazandırmaz. Bunları göze alarak adaylığınızı ilan ederseniz her seçimde olanlar bu seçimde de yaşanacaktır. Maalesef bizim siyasi geleneğimizde” çamur at tutmazsa izi kalır” diye kötü bir anlayış var. Tabii bu yalnız size has bir durum değil bütün adaylar için geçerlidir. Seçim gününe kadar hep seçilip seçilemeyeceğiniz konuşulacak tartışılacak, birtakım anketlerle ortaya büyütülmüş veya ufaltılmış rakamlar çıkacaktır. Deneyimli bir siyasetçi olarak sizler bunlara alışık olmalısınız. Yani bu tartışmalar hiçbir zaman bitmez ama en azından başta siz sayın liderler olarak tüm parti sözcüleri diline mukayyet olurlar ise gerginliğe sebep olmazlar kavgasız nizasız rahat bir seçim geçiririz. Sayın Kılıçdaroğlu, Pir aşkına bu mevzuyu daha fazla uzatmayınız çıkınız adaylığınızı kamuoyuna açıklayınız efendim. 2010 yılında Genel Başkan Sayın Deniz Baykal’ın istifasının ardından yapılan 33. olağan kurultayında seçilerek CHP’nin genel başkanı oldunuz ve 12 yıldır bu görevinizi sürdürüyorsunuz. Adaylık siz hakkınız. Bunu bir hemşeriniz olarak söylüyorum. Allah kimseye seçim ve geçim derdi vermesin temennisiyle sağlıcakla kalın bizimle kalın değerli GAZETE KIRKÜÇ okurları.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *