OLMADI, OLMUYOR

200

“Üzerini örttüğümüz her şeyin altında kalırız.” Alice Miller

14 Ekim Cuma akşamı Bartın Amasra’da meydana gelen maden ocağı patlamasının ardından yaşananlar aklıma bu sözü getirdi. Olay henüz sıcakken; Türkiye’de yaşanan birçok acı olayda olduğu gibi “Acımız taze bunları konuşmanın sırası değil” sözünü duyduk. Türk kültüründe yas sürecini yaşamanın önemi büyük. Ben de bu yazıyı yazmak için bugüne kadar bu yüzden bekledim.

Evet, ilk andan hamaset yapmak, arama kurtarmadaki her aşamaya dahi öfkeyle yaklaşmak kendini bilmezlik. Ancak yaşanan olayı kadere bağlamak da bir kolaycılık değil mi? Biz kaderci bir yaklaşımla bu olayların önüne geçebilir miyiz?

700 METRE ALTINDA HAYAT VAR

Yaşanan patlama hepimize, 2010 yılında Şili’de üretilen sondaj makinesi sayesinde yerin 700 metre altında hayata tutunan 33 madenciyi hatırlattı. Sokağa çıkıp insanlara sorsanız “Şili de kimmiş biz ABD’ye kafa tutuyoruz.” Belki de haklıdırlar ama bu 41 işçiyi kurtarmaya yetemediğimiz gerçeğini değiştirmiyor. Ülkemizin insanlarına kara bir kaderi mi reva görüyoruz? 

ÖNLENEBİLİR MİYDİ?

Türkiye’de bilim teknolojide yaşanan; gerçekten takdir edilmesi gereken gelişmeler bir tarafta, hayatın gerçekleri öbür tarafta duruyor. Türkiye’de geçtiğimiz günlerde iki genç bilim insanı uçan arabaların gelecekte oluşturacağı hava trafiğini kontrol etmek, kazaların önüne geçmek için artırılmış gerçeklik ile proje geliştirdi. Aynı bilim insanları, iş kazaları için de teknolojiler geliştirebilir. Ancak tüm ülkenin bu harika işlere imza atan bilim insanlarından yardım istemesi gerek. Yardım çığlıklarını susturmak yerine hep birlikte ülkemizin genç beyinlerine inanmak gerek. Maalesef bu kaderci yaklaşımla, bilim insanlarından bunu talep etmek mümkün olmaz. Olmadı, olmuyor.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *