Et-tekrar !

215

Yakın geçmişe kadar dillere pelesenk, sıkça telaffuz edilen yarı Arapça yarı Türkçe bir deyim var.. “Et-tekrârü ahsen velev kâne yüz seksen !”    Yani: Yüz seksen kere de olsa tekrar güzeldir.

Yanlışa, hataya düşmemek için büyüklerimizden, okullarda öğretmenlerimizden defalarca duymuşluğumuz vardır. Şimdilerde ne derece kullanılıyordur doğrusu bilmiyorum.

                        ☆☆☆

Son zamanlarda sık sık gazetelere manşet, köşe yazılarına konu olan, bilip-bilmeden ıskaladığımız, sıradanlaştırıp ve maalesef önemsemediğimiz bir mesele var.. İsraf !

Özellikle de gıda israfı !

Bu mevzuda defalarca yazdık, yazıyoruz, yazmaya da devam edeceğiz.

Gazete KIRKÜÇ de her duyarlı basın organı hassasiyetiyle belli aralıklarla manşetine taşıdı, taşıyor.

Köşe yazarı arkadaşlarımızda aynı hassasiyetle başta Yusuf Koç ağabey olmak üzere yazılarına konu edindiler.

Sayın Yusuf Koç ağabeyin şahit olduğu ve anlattığı bir sokak canlısının hikâyesi var.. İbretlik.. Düşündürücü.. İnşaallah bir gün yazısına konu eder.

                        ☆☆☆

TİSVA Türkiye İsrafı Önleme Vakfının,  BM Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün ve daha bir çok kuruluşun İSRAF konulu raporlarına bakıp dünyada ve ülkemizde gelinen son nokta öğrenilebilir.

Şu kadar milyon ton gıda israf ediliyor.. Bunun parasal karşılığı şu kadardır..  Bu parayla şu kadar hastane,, yol, köprü, fabrika ve sair yapılar inşa edilir diyerek mevzuyu şişirmek, huzuru kaçırmak istemem.

Lâkin !

Bahsetmeden geçemeyeceğimiz ve sağda-solda sıkça rastladığımız, rastladığınız bir ekmek israfı gerçeği var.

Hepimiz bu şehirde yaşıyoruz. Ve her şeyinde farkındayız.

Yine geçenlerde bizim sokakta ve evimizin hemen yakınında, çöp konteynırının yanında, 4’ er kişilik 2 ailenin en az bir günlük (6 öğün eder) ihtiyacını giderecek bir kısmı yarım, bir kısmı dilimler, bir kısmı da bölünmüş halde 2 poşet ekmek (nimet) yerlerde!

Bütün dünyanın gıdaya ulaşımda büyük sıkıntılar yaşadığı, fiyatların sürekli arttığı bir zamanda bu nedir, nasıl bir duyarsızlıktır ?

Hadi, onu da geçtik !

Yere düşen ekmeği alıp, 3 kez öperek, başının üzerine koyan, el üstünde tutan, kırıntılarını dahi kıymetlendiren biz değil miydik ?

Kadim bir medeniyete sahip asil bir millete yakışıyor mu bu ?

Bundan sebep..

Yüz seksen kere de olsa tekrar etmeye, hatırlatmaya, yazmaya devam..




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *