ELİNİZE EMEĞİNİZE SAĞLIK KIZLAR

332

 Tarihiyle, kültürüyle, doğasıyla, canıyla, kanıyla, emeğiyle, sanatıyla, vefasıyla bu güzel şehri bize kazandıranlara, övünç kaynağımız olanlara ne kadar dua etsek azdır. Eğer bugün bu şehrin nimetlerinden istifade ediyorsak, güven içinde yaşıyorsak, kuruluşun şehri Domaniç’ten, kurtuluşun şehri Dumlupınar’dan şeref duyuyorsak, göğsümüzü gere gere Kütahyalıyız diyorsak önce Allah’ın sonra ecdadımızın ve bu değerlerimizi bize ulaştıranların sayesindedir.

 Hizmetleriyle gayretleriyle bu şehre değer katmış, gönlümüze taht kurmuş değerlerin önemi kadar ahde vefa göstererek hayatta olan ya da olmayan kıymetli şahsiyetleri yeniden bize hatırlatan değerli genç gazeteci arkadaşlarımız, Fatma ve Şeyma’ da önemlidir. Böyle bilgilendirici herkesi ilgilendiren bir çalışmaya imzalarını attıkları için teşekkürü onlardan esirgememeliyiz.

Çünkü böyle güzel ve anlamlı çalışmayı Kütahya’ da ilk defa gazetemiz kırküç te bu arkadaşlarız yaptı. 48 yıldır basın-yayın camiasının içindeyim bu kadim şehirde hizmetleriyle ve eserleriyle iz bırakanları bize hatırlatan ve tanıtan bir çalışmayı ilk defa gördüm dersem abartmış olmam herhalde.

 Kütahya’nın gazetesi olma iddiasında bulunan gazete kırküç şehrimizin hafızası olduğunu bu özgün çalışması ile bir kez daha ortaya koydu. Böyle bir çalışma yapmak, yazıya dökmek, yayınlamak hakikaten mühim bir iştir. Konunun önemi

arttıkça yazarın işi daha da zorlaşır. Şahısların tanıtılmasında, hizmetlerinin anlatılmasında ise ayrıca hassas dengelerin gerçekçi olarak gözetilmesi söz konusudur. Bunun bilicinde olan Fatma ve Şeyma ortaya bir çalışma koyarak yorumunu okuyucularına bırakmışlar.

 Kapsamlı bir araştırma yapmak, bunu objektif olarak okuyucusuna sunmak öyle sanıldığı kadar kolay değil. Yani özen, bilgi ve sabır isteyen bir mevzu. İşin en zoru’ da hizmetleriyle, eserleriyle kamuoyuna mal olmuş değerli şahsiyetlerle ilgili bilgiye ve belgeye ulaşmak. Diğer bir yanı da insani ve ahlaki yanlarıyla toplumda örnek olmuş, eserleriyle, hizmetleriyle Kütahya’ya değer katmış, hafızalarda yer edinmiş kıymetli insanları anlatmak ve tanıtmaktır. Yazıda adları geçenler tevazu sahibi olduklarından, ” Övüngen adam en sonunda önüne bakar” sözünün manasını bildiklerinden

kendilerini hiçbir zaman övmemişlerdir. başkalarını da yermemişler işlerine odaklanmışlar. Bugün onları methetmek, hayırla ve rahmetle yad etmek bize düşer. İşte bu çalışmanın asıl amacı da budur.

 Çünkü adı geçenleri sevenler olacağı gibi sevmeyenlerde ve eksik bulanlarda olacaktır. Yani bu tür çalışmaları yapmakta, yayımlamakta cesaret işidir. İtiraf edeyim yıllar önce Kütahya’mızda yayımlan bir gazetemizden böyle bir çalışma yapmam istenmişti. Ben işimin yoğunluğu bahane ederek cesaret edip yapmadım. Bunu hatırlayınca ” Helal olsun” kızlar elinize emeğinize sağlık diyorum ve emeği geçenlere de teşekkür ediyorum. Tadımlık olan bu çalışma burada bitmesin doyumluk olsun. Mühim bir emek ürünü olan, arşiv niteliği taşıyan bu tür çalışmaları başta biz gazeteciler olmak üzere okuyucularımızda ihmal etmemeliler desteklemeliler. Sizin gibi vefakâr gayretkâr arkadaşlarla aynı gazetede olmak ne güzel. Çünkü siz bir ilki başardınız. Kütahya’mızın dünü ve bugünü ile ilgili önemli bilgilere belgelere sahip olanların bizimle paylaşması dileğiyle sağlıcakla kalın bizimle kalın değerli GAZETE KIRKÜÇ okurları.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *