SEVİYORUM DEMEK YETMİYOR

625

  Seviyorum demek günümüzde selamlaşma gibi olmuş. Biriyle karşılaştığımızda nezaketen ona çok sevdiğimizi söyler duygularımızı ifade ederiz. Kulağa hoş gelen bu söz bazen sadece sözde kalıyor öze yansımıyor. Bunu sınamak ve anlamak öyle zor değil. İyi günde arayıp, kötü günde aramayıp sormayanın samimiyetinden şüphe eder moralimiz bozulur üzülürüz. Ben böyle durumlarda kınama yerine empati yapmayı seçer eksikliği kendimde ararım. Aradıysan ararlar derim ama yine de müteessir olurum. Zira sıkıntılı morale ihtiyaç duyulduğu zamanlarda aranmak hâl hatır sormak insanı sevindirir mutlu eder. Yakalandığım grip sürecinde bunu daha iyi hissettim.

 Mevzuyla alakalı OSTİM Vakfı Yayınları’nın ” Hayata Dair” 1. Kitabından ” Çiçek ne zaman solar?” adlı hikâyeyi siz değerli okurlarımla paylaşarak meramımı anlatmış olurum. “Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar. İlk önceleri arkadaşlık olarak devam eder bu durum. Tabii ki zaman lazımdır birbirlerini tanımak için. Gel zaman git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki mutluluktan içi içine sığmaz ve anlar ki suya aşık olmuştur. İlk kez âşık olan çiçek etrafına kokular saçar.

 Öyle bir zaman gelir ki artık su da içinde çiçeğe karşı bir şeyler hissetmeye başlar. Zanneder ki çiçeğe aşık oldum ama su da ilk defa aşık oluyordur.  Günler ve aylar birbirini kovalar ve çiçek acaba su beni seviyor mu diye düşünmeye başlar. Çünkü su pek ilgilenmez çiçekle halbuki çiçek alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.

 Çiçek suya seni seviyorum der, su bende seni seviyorum der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine suya seni seviyorum der, su sabırla bende der, çiçek sabırlıdır bekler. Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz etrafına ve son kez suya seni seviyorum der, suda ona söyledim ya bende seni seviyorum der.

 Ve gün gelir çiçek hastalanarak yataklara düşer. Rengi solmuş çehresi sararmıştır çiçeğin. Yataklardadır artık çiçek, yardımcı olmak için su da başında bekler çiçeğin. Bellidir ki çiçek ölecektir ve son zorlukla başını döndürerek suya der ki ” seni ben gerçekten seviyorum” bu duruma çok hüzünlenen su son çare olarak bir doktor çağırır nedir sorun diye, doktor gelir muayene eder çiçeği.

 Muayeneden sonra söyle der doktor “hastanın durumu ümitsiz artık elimizden bir şey gelmez” su merak eder sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye sorar doktora. Doktor yukarıdan aşağıya bakar suya ve der ki ” çiçeğin bir hastalığı yok dostum, bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için” der. Ve anlar ki su artık, sevgiliye sadece seni seviyorum demek yetmemektedir”. Sevginin önemini ve değerini ifade eden hikayemiz bizden yorum sizden muhterem okurlarım.

 Hakikaten insanların morali bozuk bugünlerde. Somurtkan suratlar görmekten gülen yüzlere hasret kaldık. Bu durumu kimi politikaya, kimi ekonomiye, kimi koronaya, kimi savaşlara ve daha başka nedenlere bağlıyorlar. Asıl sebepleri bunlar mıdır ben bilmiyorum.  Yani konunun uzmanları varken bana iş düşmez. Ben sabrın, yürekten saygı ve sevginin, kadere amasız, fakatsız inanmanın, şükrün, fikrin ve zikrin faydalı olacağını düşüyorum. Sağlığınızın, mutluluğunuzun, huzurunuzun daim olması, gülen yüzünüzün solmaması duası ve dileğiyle sağlıcakla kalın bizimle kalın değerli GAZETE KIRKÜÇ okurlar.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *