SON DAKİKA
KADİR YILMAZ
KADİR YILMAZ
» Diğer Yazıları
Takip Et!
17 Eylül 2020

BEREKETLİ TOPRAKLAR VE SULAR

Facebook'ta Paylaş
Twitter
B R K
BEREKETLİ TOPRAKLAR VE SULAR

Öne Çıkan HaberlerYAZARLAR - 17 Eylül 2020 11:50

   Bizdeki genel kanaat tarihi, kültürü ve tüm doğal kaynaklarıyla bereketli bir coğrafyada bulunduğumuz, ama bunları harekete geçirip verimli hale getiremediğimiz, ekonomik değer elde edemediğimiz şeklinde. Son yıllarda yapılan çalışmalar, ortaya çıkan sonuçlar sanki bunları doğrular mahiyette. 

  Mesela üzerinde yaşadığımız bu şehir. Yaratan her türlü nimeti vermiş Kütahya’ya. Başta stratejik değeri olan bor, gümüş, manyezit, kömür olmak üzere 36 değişik maden çıkan, 11 değişik bölgesinde sıcak suyu kaynakları bulunan, yüzde 56 orman olan, başta Selçuklu ve Osmanlı olmak üzere değişik medeniyetlere ev sahipliği yapmış kuruluş ve kurtuluşun şehri burası. Bütün bunlar bize bu toprakların altınında, üstününde boş olmadığı gösteriyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi ” aramakla bulunmaz ama bulanlar arayanlardır. İşte Karadeniz’de olduğu gibi. Azmettik doğalgazı bulduk. Yerlilikten, millîlikten nasibi alamamış olanların küçümsediği doğalgaz, günümüzde en çok ihtiyaç duyulan bir enerji türü.

 İnsanlar ilk zamanlar ısınmak, aşını ekmeğini pişirmek için hep bir yakacağa ihtiyaç duymuşlardır. Süreç içerisinde gelişen teknoloji toplumun yakıt cinsinin değiştirmesine yol açmıştır. Önceleri sadece odun ve benzeri yakacakları kullanılırken, daha sonra kömür akabinde petrol ve doğalgaz bulunup kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde yenilenemeyen enerji kaynaklarının içinde en çok doğalgaza ihtiyaç duyulmaktadır. Çünkü kullanım alanı çok yaygın. Ülkemiz yıllarca bu önemli enerji kaynağına sahip olamanın sıkıntısını yaşadı. Hep sevindirici bir haber bekledi. Günümüze kadar hiçbir iktidar bunu başaramadı. Derdi de sevdası da milleti ve devleti olan iktidar her türlü engellemelere rağmen yerli ve milli teknoloji üreterek bunda muvaffak oldu.

 Ve nihayet Sayın Cumhurbaşkanımız 21 Ağustos’ta Cuma namazı sonrası ülkede büyük sevinç halesi oluşturan müjdeyi verdi. Türkiye’nin makus talihini yenecek tarihin en büyük doğalgaz keşfi gerçekleşmişti. Denizin binlerce metre altında 320 milyar metreküp doğalgaz keşfi milletimizi sevindirirken bazılarında da gaz sıkışıklığı meydana getirdi. Ülkemiz ekonomisine ciddi manada katkı sağlayacak doğalgaz haberine sevinmeleri gerekiyordu. Çünkü doğalgaz üretimi ve tüketimi çağımızda milletlerin refah seviyesini gösteren önemli bir ölçü olmuştur. Lafa gelince çağdaşlığı dilinden düşürmeyen biri hiç ama mama demeden muhalif tavrını bir yana bırakarak emeği geçen herkese teşekkür etmeli ve sevinmeli.

 21 Ağustos günü Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği müjde ülkemizde büyük bir sevince yol açarken maalesef üzülen, kahrından yüreği büzülen, küçümsemeye çalışan tiplerde duyduk. Yüreğinde bir gram yurtseverlik bulunan birinin bu kadar küçümsemesine ben bir mana veremiyorum. Gazeteci kardeşim Atilla’ya sorsam vereceği cevabı buradan yazamam. En iyisi sormamak.

  Cumhurbaşkanı Erdoğan o gün yaptığı konuşmasında özetle şunları demişti.” Bugün ülkemiz bakımından tarihi öneme sahip bir müjdeyi paylaşmak üzere sizlerle bir aradayız. Bilindiği gibi enerji kalkınmanın temel unsuru olmanın yanında milli bağımsızlığın gerçek anlamda tesisinde de çok büyük öneme sahiptir. Ülkelerin ortaya koydukları vizyonların hayata geçebilmesi enerji sektöründeki istikrarla orantılıdır. Dünyada son bir asırdır yaşanan hiçbir karmaşa, kaos, savaş, çatışma çekişme yoktur ki gerisinde öyle veya böyle enerji hesabı yatmazsın. Petrol ve doğalgaz sahalarının kontrolü ve güvenliği için yeri geldiğinde milyonlarca insanın canının hiçe sayıldığı vahşi bir düzen kurulmuştur. Bir damla petrolü oluk oluk akan insan kanından daha değerli gören bu gayri insani küresel düzen hala hükümranlığını sürdürmektedir. Suriye’deki son yıllarda yaşananları düşünün. Biz mazlumların ve mağdurların bulundukları yerlere giderken, birileri her şeyi bir kenara bırakıp doğrudan petrol üretim tesislerine yönelmiştir. Aynı durumda Libya’da karşılaştık. Biz Libyalı kardeşlerimizin çağrısıyla onları darbecilerden kurtarmanın mücadelesini verirken birileri yine petrol sahalarının dibinde bitivermiştir. Doğu Akdeniz’de oynanan onca oyunun gerisinde de enerji kaynaklarının paylaşımı kavgası vardır. Hamd olsun biz önceliğimizi asla değiştirmedik. Hep önce insan dedik. Hep önce dostluk kardeşlik dedik. Hep önce mazlumlar ve mağdurlar dedik. Önce hep hak hukuk adalet dedik. İnsanlık bizde petrol onlarda kalmış olabilir. İşte Rabbim bize bambaşka bir yerde hem de görülmedik zenginlikte bir kapı açtı. Yarın benzer kapılar başka yerlerde de önümüze açılacaktır. Çünkü artık bu alanda en üst lige çıkmış bir Türkiye var. Bugünlere elbette kolay gelmedik. Ülkemizde çok uzun yıllar boyunca petrol ve doğalgaz arama çalışmaları genellikle kiralama usulüyle yapıldı. Hele derin deniz sondajlarında tamamen dışa bağımlıydık. YÜZLERCE MİLYON DOLARLIK ARAMA FAALİYETLERİ SONUNDA ELİMİZE ÜÇ BEŞ SAYFALIK BİR RAPOR DIŞINDA HİÇBİR ŞEY GEÇMEDİ. ” Ne acı değil mi! Büyük harflerle yazdığım bu sözler bana Batmanlı arkadaşımın 1973 yılında anlattıklarını hatırlattı ” Babam Batman’da yabancı bir şirkette sondaj ekibinde çalıyor. Aylarca süren sondaj çalışması bir noktaya geldiğinde yetkililer çalışmayı durduruyor, çalışanların altına bir minibüs ceplerine biraz para koyarak onları şehir dışına gezmeye gönderiyor. Dönünce ekipmanların söküldüğünü oraya beton döküldüğünü görüyorlar. Sorunca da sahadan bir galon petrol çıkmadığını ve büyük zarar ettikleri söylüyorlar. Ama babam bu söylenenlere inanmıyor.” Valla bende inanmazdım. Çünkü hemen yanı başımızda petrol fışkırıyor bizde bulunmuyor. Yer altında akışı önleyecek bir perde olmadığına göre ülkemizin petrole sahip olmasından rahatsız olan ve engelleyen bazı emperyalist odaklar ile onların öncü şirketleri ve hain işbirlikçilerinin olabileceği sanılıyor. Zira başka türlü izah edilemez. Rabbimden niyazım bu tip insanları ıslah etsin. Bu temenniyle bugünde yazımızın sonuna geldik. Sağlıcakla kalın bizimle kalın ama sakın maskeyi mesafeyi ve temizliği ihmal etmeyin değerli Gazete Kırküç Okurları. 

YUSUF KOÇ

Rss

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

  Değerli okurlarım, bugün OSTİM Vakfı Yayınları'nın " Hayata dair" kitaplarından alıntı yaparak kısa kısa hikayeler nakledeceğim size. Doğrusu işin kolayına kaçacağım. Sakın hikâyeleri küçümsediğimi düşünmeyin. Zira hikâyeler " Hayat akarken bize yön gösteren ...
                   Türk pop müziğinin efsane topluluğu MFÖ Mazhar Fuat Özkan, biraz daha açalım; Mazhar Alanson, Fuat Güner ve Özkan Uğur’u  dillerden düşmeyen şarkılarıyla bilmeyen yoktur.“Ele Güne Karşı Yapayalnız “,” Gülleriniçinden", “Bu ...
Değerli okurlarım, bilmem farkında mısınız refah düzeyimiz yükseldikçe daha çok israf eder olduk.  Her yerde, her konuda israf diz boyu. Lanetli korona bile durduramadı onu. Uğruna mücadele verdiğimiz, kazanmak için ter döktüğümüz ekmeğimizi bile ...
“Kıymetli hemşehrilerimiz, koronavirüssalgınıdevam ediyor.Yapılan tesbitlerde,bu salgının taziyeler başta olmak üzere... “...diye devam eden nazik uyarıanonslarını her gün üç dört kez, fazlada olabilir, dinliyoruz.Eskiden çocukların oynadıkları, bizim de oynadığımız olmuştur, bir “Kiremit oyunu"vardı.İki grup ...
Belediye Kütahayspor’un bugün Türkiye kupasında zorlu bir maçı var. Ancak oraya gelmeden öncede geçmişteki hesabı bir kapatalım.Malum Cumartesi günü Kütahyaspor talihsiz bir şekilde Çengelköy’e mağlup oldu. Talihsiz diyorum çünkü bu kadar ...
Günümüzde toplumların, ihtiyaçların arttığı,bu ihtiyaçları karşılama uğruna bir çok sosyal ve kültürel faaliyetlerden vaz geçildiği, yaşam koşullarının zorlaştığı, insan ilişkilerinin çizgisi dostluk prensibinden, çıkar amaçlarına kaydığı, stresler nedeniyle insanların patlamaya hazır bir bomba halini ...
İHALELER
Site içi arama

http://gazetekirkuc.com/mizanpaj-1-167/

booked.net

AD Tasarım Mustafa Gökdere Copyright © 2013. Tüm Hakları saklıdır.