SON DAKİKA
Rıdvan Cebecioğgu
Rıdvan Cebecioğgu
» Diğer Yazıları
Takip Et!
24 Ocak 2020

EYVAH!

Facebook'ta Paylaş
Twitter
B R K
EYVAH!

YAZARLAR - 24 Ocak 2020 7:52

Sevgili yazı işleri müdürümüz Bünyamin Bey bugünlerde bam telimize dokunan makaleler yazıyor. Hep söylendiğimiz lakin yüksek sesle söyleyemediklerimizi dile getirerek hislerimize tercüman oluyor. Kendisi halim salim biri olmasına rağmen ilimizde yaşananlar belli ki onu da çileden çıkartmış. Müspet gelişmelere hep menfi bakan, bir kulp takan kifayetsiz muhterislere tepki gösteriyor tenkitlerde bulunuyor. Bu tür yazıları takdir edende var tenkit edende. Hadiselere uhulet ve suhuletle yaklaşan müdürümüzün bu hususta yazdıklarını okuyunca hayret edeceksiniz. Kıraat ettiğimde bazı şeylerin çığırından çıktığını bende anladım. Eyvah dememin sebebi budur.

Geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir makalesine göz atınca dedikodunun nelere yol açtığını, gereksiz konuşmaların yatırımcılık ruhumuzu nasıl kararttığı vahametine kapıldım. Hep hatırlatırım ‘Aşk ağlatır dert söyletir ‘diye. Yüreğinde ve belleğinde Kütahya sevdası olanın sedası da olur fırçası da. Kimi resmini yapar, kimi de fırçasını atar. Bunlarla yetinmez hatalarımızı yüzümüze vururlar. Bünyamin arkadaşımızın da yaptığı budur. Yazdıklarının iyi niyetli bir ikaz olduğundan şüpheniz olmasın.

Bir bölümünü aktaracağım o yazısında müzminleşmiş bir mevzuya değinerek bazı mahfillerde miskin miskin oturan, pişkin pişkin sırıtan, ukalalık taslayarak ” bizden bir şey olmaz” kehanetinde bulunanları eleştiriyor. Zaten ne çektiysek lafı çok icraatı yok tiplerden çektik. Bunlar sorumluluğu kendinde arama yerine başkalarına yüklemeye meyillidir. Bilirsiniz “Deve kuşu yüke gelince kuşum, uçmaya gelince deveyim der.”

Hangi niyetle söylendiğini çözemediğim, sanki bir perdeleme çabası olduğunu düşündüğüm, bazen eleştirdiğim sözlerden biri ‘ Bizden bir şey olmaz” bir diğeri ise ” Biz çok talihsiz bir şehiriz” lakırdıları. Bu manasız ve ispatsız sözler dilimize öylesine pelesenk olmuş ki, fütursuzca söyleyip geçiyoruz. Nasıl olsa ağzımızda olumsuzluk ifade eden sözleri engelleyecek bir role valf yok. Ee nasıl olsa ” Bekâra karı boşamak” kolay.

Sanki bizde “Talihinden şikâyet eden çok, aklından şikâyet eden yok” gibi bir durum var. Bununla kişi kendi aklını beğendiğini ima ediyor olmalı. Bunlar için demiş ki atalarımız. ” Akıllar mezata (pazara) düşmüş herkes kendi aklını almış.” Oysa akıl akıldan üstündür. Yine de insanın kendi aklına mukayyet olması yadırganacak bir hal değil elbette. Ancak bazıları buna sığınarak başarısızlığını, korkaklığına ve kararsızlığına değil talihsizliğine bağlar.

Bunları söylemeden evvel sakin bir beyinle, berrak bir zihinle şehrimizin konumunu, sosyal ve ekonomik durumunu, doğal kaynaklarını, sanatsal ve kültürel değerlerini tasavvur edersek hiçt de talihsiz/ bahtsız bir şehir olmadığımızı anlayacağız. Sultan Velet öyle laf olsun diye “Cennet bu şehrin ya altında ya da üstündedir” dememiş. Manevi gözleri açık olanın sözleri de hakikattir. Onlar kem gözlü bet sözlü olmadıklarından gördükleri ve söyledikleri büyük önem taşır.

Pek çok özelliğe ve güzelliğe sahip olan ilimizin eksiklerini başka yerlerde değil kendimizde aramalıyız. Eğer ilimizin kalkınmasına gelişmesine ilişkin şikâyetiniz var ise bu bir talihsizlik değil beceriksizliktir. Bunu aşmanın yolu önce kendimize güvenmek, müşterek akıl oluşturmak ve yatırıma yönelmektir. Ayrıca bu şehrin ilgili organları dışarıdan gelen ya da gelecek yatırımcılara kucak açmalı, onlara her türlü kolaylığı sağlamalı.

Artık şu yerli yabancı meselesi gündemimizde olmamalı. Ecdadımız bunu seneler önce başarmış. Görmek isteyenler Dumlupınar şehitliğine gidip baksın. “Edirne den Van’a kadar, benim güzel bir yurdum var” ve hepsi orada yan yana, omuz omuza yatıyor. Şükürler olsun bizde o ruh daha ölmedi. 15 Temmuz bunun bariz bir ispatı.

Uzatmayalım, sözü gazetemiz yazı işleri müdürü Bünyamin Çapgulaş’a vereyim. Onun ” Dedikoduyu bırak, işine bak!” başlıklı yazısının bir özetini kendisi versin. Buyurun müdürüm köşe sizin.

‘Bizden bir şey olmaz diye diye miskin miskin oturan ve sadece dedikodu yapanlara sesleniyorum. Ya sizin kelime hazineniz dar, başka cümle kuramıyorsunuz ya da başka işiniz yok durmadan frene basıyorsunuz. ( Aman müdürüm frene fazla basmasınlar ya balataları yakarlar ya da kampanaları çatlatırlar.)  Kardeşim bir susun artık.

Bu memleketten bir şey olmaz diye diye küçücük umutlarımızı da tüketmek çok mu hoşunuza gidiyor. Sizin keyfinizi gıcırlaştırıp büyüyen göbeğinizi kaşımanıza yardımcı oluyorsa ne âlâ… Bu bile sizin gibiler için bir iştir.

Her işin bir başlangıcı olduğu gibi bu ilinde kalkınmasının birinci yolu dedikoduyu bırakmasıdır. Konuşmaktan iş yapamaz hale gelmişiz haberimiz yok. Kendimiz iş yapmadığımız gibi diğerlerini çalıştırmamak hoşumuza gider olmuş.” Hay elinize sağlık müdürüm. Uyuşuk uyuşuk oturmamış, pısırık davranmamış kokuşmuş bir zihniyeti ikaz etmek için köşenden dobra dobra haykırmışsın. Bu kadar övdük bir fincan sade kahve söylersin herhalde. Bir yazımda maalesef bu şehirde en faal çalışan merkez Dedikodu Üretim Merkezi ( DÜM) demiştim. Zem yaptığımız kadar iş yapsaydık bugün zirvede olur halimizden bu denli dert yanmazdık söylemiştim. Dedikodu illetinden kurtulmak temennisiyle bugünde yazımızın sonuna geldik. Eğer bir sürç-i lisan ettiysek affola efendim. Sağlıcakla kalın bizimle kalın değerli Gazete Kırküç okurları.

Rss

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Genelde ve yerelde ülke yararına olan bir haberi görünce seviniyorum ve geleceğe yönelik umutlarım biraz daha artıyor. Hele bu haber ihracatla ilgiliyse sevincim bir kat daha çoğalıyor. Zira ülkemizin istikrarı, içeride ve dışarıda ...
Belediye Kütahyaspor 3 yıllık aranın ardından yeninden profesyonel liglere geri döndü. Ancak bu kez bir farkla; arkasında Belediye desteğini yüzde yüz hissederek. Hatırlarsanız önceki yıllarda en küçük bir sıkıntıda yönetimsiz kalan bir Kütahyaspor ...
  Değerli okurlarım, sondan söyleyeceğimi baştan söyleyeyim ki, yanlış anlaşılmasın. Yazımda isimleri geçenlerin hiçbirini tanımıyorum. Yaptıkları iyilikleri okuyunca takdir ettim ve bir katkım olur düşüncesiyle köşeme aldım. Bugün üç konudan bahsedeceğim. İkisini okuyunca işte ...
Hayat belirli hareketlerin tekrarından ibaret bir bakış açısına göre. Bir başka değişle hayatta tekrarlan birçok olaylar vardır. Bu haftaki yazımda tüm nesillerin yaşadığı, gelecek nesillerinde mutlaka yaşayacağı, yeri zamanı ve şeklinde ufak tefek değişikliklerin ...
Bütün dünyanın “ana" gündemi koronavirüs.Bu virüs; aşısı ilacı bulunmadıkça, değişime de uğramadıkça gündemdeki yerini korumaya devam edecek.Bundan sebep, bizimde iki üç yazımızdan biri pandemi üzerine olacak.                             ☆☆☆Kurban bayramı öncesi ve sonrası ...
HASBİHAL                                   Remzi GÜNAYGazete KIRKÜÇ'ün bize ayırdığı bu ķöşede 20 aydan bu yana;Ağırlıklı, koronavirüs salgınından..Şehrin kadim tarihi, kültürü, sanatı, yeraltı ve üstü zenginliklerinden..Tabii güzelliklerinden..Çelebi ruhlu güzel insanlarından..Sanayici ve girişimcisinden..Tarımından..Çarşısından, pazarından.. Esnafına kadar ...
İHALELER
Site içi arama

http://gazetekirkuc.com/mizanpaj-1-167/

booked.net

AD Tasarım Mustafa Gökdere Copyright © 2013. Tüm Hakları saklıdır.