SON DAKİKA
gazetekirkuc
Takip Et!
9 Ocak 2019

HOŞ GELDİNİZ GÜZEL ADAM

Facebook'ta Paylaş
Twitter
B R K
HOŞ GELDİNİZ GÜZEL ADAM

ManşetÖne Çıkan HaberlerYAZARLAR - 9 Ocak 2019 7:18

70’li yılların ortalarında tanıştık onunla. O günden bugüne basın camiasının içerisinde olan biri.

Eğer hafızam beni yanıltmıyorsa o senelerde Kütahya’da üç günlük gazete çıkıyordu. Dumlupınar, Ekspres, Kütahya Postası.

Ve bu gazeteler okunuyordu. Zira mahalli gazetelerin önemi gazetecilerin saygınlığı vardı. Başta kamu kurum ve kuruluşları, işyerleri, aileler ve özellikle gurbetteki Kütahyalıların pek çoğu gazetelere aboneydi.

Kitle iletişim araçları bugün olduğu gibi öyle çeşitli ve yaygın değildi. Öncelikli ve tercihli haberleşme aracı gazetelerdi.

Ancak gazete hazırlamak ta, yayınlamak ta öyle kolay değildi. Günümüzde gazeteyi hazırlamanın bütün aşamalarında kullanılan bilgisayarlı dijital sistemler yoktu. Tüm mekanizma mekanik ve manuel olarak çalışırdı. Yani bütün aşamalarında el emeği, göz nuru vardı.

Bu zorluklar içimde çıkan gazeteler toplumun her kesimine hitap ederdi. İnsanların şehrinden, yöresinden haberdar olacakları yegâne aracı yerel gazetelerdi.

Bunun bilincinde olan şehir insanı aboneliklerle, ilanlarıyla, reklamlarıyla gazetelerine destek olurlardı. Kendilerine bu imkânı sağlayan basın mensuplarına hürmette kusur etmezlerdi.

Mahalli gazetelere olan ilgiyi yalnız bu sebeplere bağlarsam o günün gazetecilerine haksızlık etmiş olurum. Zira gazeteler gazeteydi, gazeteciler gazeteciydi. Hepsinin bir özgül ağırlığı vardı.

Belki bugün genç gazeteci arkadaşlar yadırgayacaklar. O gün muharrir, dizgici, baskıcı, dağıtıcı hepsi aynı zamanda bir haberciydi. Bir gazete ile ilgisi olan herkes adeta o gazetenin fahri muhabiriydi. Hepsinin ortak gayesi gazetesiydi.

Kısıtlı teknolojik şartları zorlayarak görev yapan gazete çalışanları, bugün bazı gazetelerin yaptığı gibi sayfalarını fotoğraflarla doldurmaz, daha çok haber ve köşe yazıları yer alırdı.

Ülkemizde yaşanan siyasi bölünmüşlük maalesef Kütahya’daki gazetelere de yansıyordu. Fanatik olmasa da yine de her gazetenin kendine göre bir politik çizgisi vardı. Ancak bu bizim dayanışmamıza, samimiyetimize mani bir durum değildi. Birçok şehirde yaşanan terör Kütahya’da yaşanmadı ise bunda o dönemin gazetecilerinin ve gazetelerin büyük katkısı vardır. Hepimiz barıştan, huzurdan, birlikten, dirlikten yanaydık. Yazılarımızda, haberlerimizde önce Türkiye, sonra Kütahya derdik. Sevdamızda, derdimizde, gayretimizde buydu.

Rekabet o vakitte vardı. Lakin öyle kirli değildi. Ara ara haber paslaşmamız bile olurdu.

En güçlü yazar kadrosuna sahip Kütahya Postası gazetesiydi ve hepsi de fahriydi.  Gazetenin en çilekeş insanı dizgici Cavit Kocaçay’dı. Genizleri yakan o ağır kurşun, mürekkep, boya, tiner, gazyağı kokusu altında çalışan Sevgili Cavit, işin en ağır yükünü, sorumluluğunu taşıyan gencecik bir delikanlıydı. Biz yazılarımızı, haberlerimizi gazeteye bırakır giderdik. O, sabahın köründen akşamın geç vakitlerine kadar o ortamda çalışırdı. Çünkü yarın sabah erkenden gazete abonelerin adreslerine ulaşması gerekiyordu.

Yıllardır gazetecilik- yazarlık yolculuğuna devam eden ve dün gazetemizin ikinci sayfasından size merhaba diyen Sayın Remzi Günay’da Kütahya Postası Gazetesinin değerli yazarlarından biriydi.

“Yeni bir yolculuk!” başlıklı makalesinde “Yazmak zor ve ciddi bir iştir” diye başlayan Sayın Günay, tecrübesinden yararlanarak yazarlığın sorumluğunu, taşıdığı yükün önemini hatırlatarak, bir yazarın dikkat etmesi gerekenleri belirtiyor. Yazısının sonunda ” Otuz beş yıllık aile ve meslek dostluğumuz olan, yazılarını keyifle okuduğum, zaman zaman birbirimizden istifade ettiğimiz gazetemizin kıymetli yazarı Yusuf Koç ağabey… Ve Muttalip Korkmaz Bey… İşim gerçekten zor” diyor. Önce teveccühünüze çok teşekkür ederim kardeşim. Ama siz zorlukların insanısınız, sizinle ne zorlukları aşarak geldik, sırtımızı dayayacak bir dayımız, elimizden tutup bizi bir yerlere taşıyacak torpilimiz yoktu. Zaten bizde o tip işlere tenezzül ve tevessül etmezdik. Şükürler olsun kendi alın terimiz ve gayretimizle yaptık bütün işlerimizi.

Sayın Remzi Günay’la birçok mecrada beraber olduk. O, Yenidevir Gazetesi muhabiri iken ben, Milli Gazete Muhabiri idim. Haftalık Hisar Haber Bültenini çıkardığında yine beraberdik. Kütahya’nın ilk yerel televizyon kanalı Çini TV’nin kuruluşun da birlikte görev yaptık. Benim haber müdürü ve daha sonra genel yayın koordinatörü olduğumda, Remzi bey genel yayın danışmanıydı. Yani beni denetleyen kurulun başında ki kişiydi. Televizyonda kültür-sanat- edebiyat ve spor programlarını hazırlardı ve başarılı bir şekilde sunardı. Böylesine birikimli bir arkadaşımızı gazetemizde görmek beni ziyadesiyle sevindirdi.  Eminim ki muhterem okuyucularımızda sevinmiştir. Hoş geldiniz güzel adam… 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününüz Kutlu Olsun ilimizin fedakar ve vatansever gazetecileri. Bugünde yazımızın sonuna geldik. Eğer bir sürçü lisan ettiysek affola efendim. Sağlıcakla kalın bizimle kalın değerli Gazete Kırküç okurları.

 

Rss

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Yazdığınız yazıyı herkes beğenecek diye bir kural yok.  Geçtiğimiz gün bu köşede Kütahyalı sanatçıların sorunlarına değinmiş, yerel yönetimlerden beklentilerini dile getirmiştim. " Sanatçıların derdi beni de gerdi" başlıklı yazımdan dolayı tebrikte aldım tenkitte. ...
8 Ocak günkü gazetemiz manşetinden "Gözler proje ve ekiplerde" haberini okuyan Kütahyalılar merakla adayların projelerini beklemeye başladı. Zira herkesin adaylardan beklentisi var. Halkımız öyle mesnetsiz, ipe sapa gelmez sözler duymak istemiyor. Doğal olarak sanatçıların da talepleri var. Mevcut ...
Acısı ve tatlısıyla… Koca bir yılı daha geride bıraktık. Geride kalan sadece üç yüz altmış beş günlük takvim yaprakları mıydı? Umutlarımız… Düşlerimiz… Sevdiklerimiz… …. Ömrümüzden eksilen kocaman bir yıl! Kârda mıyız, zararda mı? Bilen var mı? *** Hayattayız ve ayaktayız! Elhamdülillah. Yaşadığımız/var ...
  Hafta sonu bu köşede "Güzel gelişmeler oluyor" başlıklı yazımı okuyanlar, bu yazıya göz atınca "Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" diyeceklerdir muhakkak. Mezkur yazıma şöyle başlamıştım, "Biz öyle ruhumuzu karartan, yüreğimizi daraltan haberlere, yazılara ...
Biz öyle ruhumuzu karartan yüreğimizi daraltan haberlere yazılara pek yer vermemeye gayret ediyoruz. Toplumun moralini bozacak absürt olayları gündeme taşımak, bu şehir insanına yarardan çok zarar verir. Bu tür manipülatif yönlendirmelerden mümkün mertebe kaçınırız. Ben, hep Kütahya'nın ...
Bundan on, on beş sene önce bir gazete de bir köşe yazısı okuyorum. Özetle; Almanya da çevre bakanı olmuş birisini Türk gazeteci ziyaret ediyor. Ziyaretinde bundan sonra ne olmak istiyorsun ...
Site içi arama
Üzgünüz, şu an hiç anket bulunmuyor.
booked.net

AD Tasarım Mustafa Gökdere Copyright © 2013. Tüm Hakları saklıdır.