SON DAKİKA
Rıdvan Cebecioğgu
Rıdvan Cebecioğgu
» Diğer Yazıları
Takip Et!
25 Temmuz 2020

“KARA TAKVİM” AKLANDI

Facebook'ta Paylaş
Twitter
B R K
“KARA TAKVİM” AKLANDI

ManşetÖne Çıkan HaberlerYAZARLAR - 25 Temmuz 2020 2:25

Ne mutlu o şanslı insanlara. Onlar İstanbul Ayasofya-i Kebir Camii şerifinde ilk Cuma namazını eda etmenin sevincini yaşadılar, biz Kütahya Fatih Mahallesi İhlas Camiinde o kutlu mabette olamamanın üzüntüsüyle namazımızı kıldık. Biliyorum birçoğumuzun bedeni burada ruhumuz oradaydı. Tabii yalnız bizim değil, dünyanın her yanındaki Müslümanlarında ruhu ordaydı. Çünkü o mübarek mabet ümmeti Muhammed için çok derin anlam ifade ediyor. Haliyle milyarlarca Müslüman gibi bende televizyonlardan yayınlanan o muhteşem anı pek izleyemedim. Bu yazıyı da namaz sonrası yazdım. Acele bir yazı oldu. Eğer bir kusurum var ise lütfen bağışlayın efendim.

Danıştay 10 Temmuz günü Türk milletini ve Müslümanları sevindiren çok önemli bir karara imzasını attı. 24 Kasım 1934 yılında Camiden müzeye dönüştürülen Ayasofya’nın yeniden Camii olarak ibadete açılmasını sağladı. Bu tarihi kararla ” kara takvim” aklandı 24 Temmuz günü kılınan Cuma namazıyla da taçlandı.

1453 yılından 1934 yılına kadar 481 yıl camii olarak ümmeti Muhammed’in ibadetgahı olan kutlu mekân Ayasofya 10 Temmuz 2020 tarihine kadar tam 86 yıl Camii hüviyeti elinden alınmış mahzun ve melül bir durumdaydı. Bu hüzünlü zaman içinde hep Kuran tilavetlerini, kubbelerinde yankılanacak tekbir ve tehlilleri, kıbleye yönelecek yüzleri, rükûa eğilecek başları, secdeye gidecek alınları, yaratana açılacak elleri, İstanbul’un fethini müjdeleyen Peygamberimize sunulan salati selamları, mihrabında imamları, minberinden irat edilecek hutbeleri, hülasa Müslümanca ibadet edecek müminleri bekledi. Müminlerde bugünü bekledi.

Zamanın ve mekânın sahibi Allah’a sonsuz şükürler olsun. 10 Temmuz günü Diyanet İşleri Başkanlığına devredilen Ayasofya’nın ibadete açılmasına ilişkin kararı Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzalamasıyla 86 yıllık hasret bitti. Bu imzayla milyonlarca Müslüman sevinç göz yaşı döktü. Akan bu göz yaşları yürekleri yakan hasret ateşini söndürdü. Onlar ümmeti sevindirdi, Allah’ta onları sevindirsin.

Tarihin aydınlık sayfalarında yerini alacak ve hep hayırla anılacak bu hadise ” Zulüm 1453’te başladı” diyen yüreğinde yerlilik ve millilik adına bir şey bulunmayan zavallıları fena halde üzmüştür. Aydınlık ve sıcak bir 10 Temmuz günü onların en karanlık soğuk günü olmuştur. Biz onların bu yazın sıcağında kafasını ve ruhunu üşütecek zemheri soğuğunu yaşamasını istemiyoruz.  Keşke onlarda nefsinin esaretinden kurtulup o kutlu mekânı ziyaret edip bir kenara çekilip gözlerini kapayıp bir tefekkür etseler. İnanıyorum ki Ayasofya’nın o manevi atmosferi onların ruhunu okşayacak, aydınlığı ve sıcaklığı onları da ısıtacak ve o karanlık dehlizlerden kurtaracaktır.

İstanbul’u fetheden komutan fatih Sultan Mehmet Hanın mirası ve vakfiyesi olan Ayasofya’nın boynu bükük o kahredici halini bir türlü içine sindiremeyenler bunu dert edinmiş samimi yürekli insanlarda vardı. Bu idealist insanlar yıllarca her vasatta bunun haklı mücadelesini verdiler. Bunların başında rahmetli Prof. Dr. Millî Görüş Lideri Necmettin Erbakan, Akıncılar, Rahmetli Muhsin Yazıcı oğlu, Alperenler, Üstatlardan Rahmetli Necip Fazıl Kısakürek, Osman Yüksel Serdengeçti gibi daha birçok değerli insanlar halkımızın bu yönde bilinçlenmesini sağlayarak bugüne zemin hazırladılar.

Cennet mekân Erbakan Hoca bu konuda en duyarlı siyasetçilerden biriydi.  Defalarca partisi kapatılmasına, ceza almasına rağmen davasından ve bu söyleminden hiç vaz geçmedi. Yıllarca bu konuda hemen her konuşmasında az veya çok Ayasofya konusuna temas ederek tek başına iktidara geldiklerinde Ayasofya’yı yeniden ibadete açacaklarını söylerdi. Bir konuşmasında özetle şunları demişti. “Ayasofya Camii İslam’ın köhnemiş Hristiyanlığa galebesinin (üstünlüğünün) timsalidir. Yani o bir zaferin timsalidir. Hakkın batıla galebesinin timsalidir.” Erbakan hoca siyasi hayatı boyunca hep bunun arzusu içindeydi. O büyük insan temelini attı, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a nasip oldu.

İdealist bir gençliğin yetişmesinde büyük katkısı olan üstat N. Fazıl Kısakürek o coşkulu hitabetlerinde Ayasofya’ya vurgu yaparak, adeta bugünün müjdesini veriyordu. ” Gençler! Bugün mü ,yarın mı, bilemem fakat Ayasofya mutlaka açılacak.” diyordu. Nur içinde yat üstat. Senin rahleyi tedrisatından geçmiş ve bugün ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanımızın imzasıyla Ayasofya yeniden ibadete açılmıştır ve kendileride Cuma namazını milletiyle beraber kılmıştır.

Özellikle CHP ve İsmet İnönü döneminde ömrünün büyük bir bölümünü hapishanelerde geçiren, eşinin adı da İsmet olan ve çocuğu olamayan ve ” Şu hayatta ne çektiysem iki ismetten çektim: “Biri zürriyetimi elimden aldı, diğeri hürriyetimi” dediği rivayet edilen üstat Osman Yüksel Serdengeçti ise kısaca şöyle haykırmış . ” Acı gün ne zaman müjde olacak, kara takvim ne zaman aklanacak?” Aklandı be üstat. Hem de Ak Parti iktidarı döneminde, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Ayasofya aklandı, pak yürekli müminler akın akın akarak, saf saf olarak ilk Cuma namazını kıldılar.  Yani 10 Temmuz Cuma günü müjde geldi ve 24 Temmuz günü Cuma namazı kılındı dolayısıyla acı gün bitti. Dünya var oldukça Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi hep bu kutsiyetini korusun, Müslümanların mabedi olarak ayakta kalsın.  Allah her türlü afetten acıdan bu milleti korusun. Bu temenniyle sağlıcakla kalın bizimle kalın değerli Gazete Kırküç Okurları.

 

Rss

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Belediye Kütahyaspor 3 yıllık aranın ardından yeninden profesyonel liglere geri döndü. Ancak bu kez bir farkla; arkasında Belediye desteğini yüzde yüz hissederek. Hatırlarsanız önceki yıllarda en küçük bir sıkıntıda yönetimsiz kalan bir Kütahyaspor ...
  Değerli okurlarım, sondan söyleyeceğimi baştan söyleyeyim ki, yanlış anlaşılmasın. Yazımda isimleri geçenlerin hiçbirini tanımıyorum. Yaptıkları iyilikleri okuyunca takdir ettim ve bir katkım olur düşüncesiyle köşeme aldım. Bugün üç konudan bahsedeceğim. İkisini okuyunca işte ...
Hayat belirli hareketlerin tekrarından ibaret bir bakış açısına göre. Bir başka değişle hayatta tekrarlan birçok olaylar vardır. Bu haftaki yazımda tüm nesillerin yaşadığı, gelecek nesillerinde mutlaka yaşayacağı, yeri zamanı ve şeklinde ufak tefek değişikliklerin ...
Bütün dünyanın “ana" gündemi koronavirüs.Bu virüs; aşısı ilacı bulunmadıkça, değişime de uğramadıkça gündemdeki yerini korumaya devam edecek.Bundan sebep, bizimde iki üç yazımızdan biri pandemi üzerine olacak.                             ☆☆☆Kurban bayramı öncesi ve sonrası ...
HASBİHAL                                   Remzi GÜNAYGazete KIRKÜÇ'ün bize ayırdığı bu ķöşede 20 aydan bu yana;Ağırlıklı, koronavirüs salgınından..Şehrin kadim tarihi, kültürü, sanatı, yeraltı ve üstü zenginliklerinden..Tabii güzelliklerinden..Çelebi ruhlu güzel insanlarından..Sanayici ve girişimcisinden..Tarımından..Çarşısından, pazarından.. Esnafına kadar ...
RÜN LAPAROSKOPİ -MENŞEİ TÜRKİYE- ÜRETİMİ KÜTAHYA Değerli okurlarım, başlıktaki hadise bir hayal değil, rüya hiç değil tamamen bir başarı öyküsü. Geçen gün gazetemizde bununla alakalı sevindirici bir haber vardı. Aylardır koronavirüsü illeti acılar, kaygılar, ...
İHALELER
Site içi arama

http://gazetekirkuc.com/mizanpaj-1-167/

booked.net

AD Tasarım Mustafa Gökdere Copyright © 2013. Tüm Hakları saklıdır.