SON DAKİKA
Rıdvan Cebecioğgu
Rıdvan Cebecioğgu
» Diğer Yazıları
Takip Et!
26 Mart 2020

SAĞDUYUNUN GÜCÜ

Facebook'ta Paylaş
Twitter
B R K
SAĞDUYUNUN GÜCÜ

ManşetÖne Çıkan HaberlerYAZARLAR - 26 Mart 2020 11:59

Şükürler olsun Allah’a, bugünde bismillah diyerek oturdum bilgisayarın başına. Ama o bana bakıyor bende ona. Yazmak gelmiyor içimden. Çünkü yaşananlar üzüyor insanı. Toplumsal kaygı içinde olduğumuz böyle durumlarda parmaklarınız tuşlara gitmek istemiyor. Hayır uzatacağız ellerimizi bırakmayacağız kendimizi. Hemen öyle pes etmeyeceğiz, tedbirimizi alacağız sabredeceğiz ve başaracağız inşallah. Sağlımız açısından risk oluşturmamak, yayılmasını önlemek ve bu illeti durdurmak için bazı tedbirler alındı. Bu çerçevede 65 yaş üstü insanlara sokağa çıkma yasağı getirildi. Sıkıcı olsa da çok doğru bir karar. Ama bazı sorunlar var. Emekli abim maaşını çekecek, kredi kartını, elektrik ve su faturalarını ödeyecek, gaz alacak ve daha başka ihtiyaçlarını giderecek. Bütün bunlar için bir ATM’ye, ve ilgili kurumların ofisine  gitmesi gerekiyor. Çünkü elinde akıllı bir telefonu, evinde bilgisayarı ve bu işleri yapacak genç birisi yoksa, bu durumda ne yapabilir? Tamam, 112-155-156 nolu telefonları arayarak yardım isteyebilir ama kişinin bizzat yapacağı işleri de var. Bana göre çözüm maaşların evden ödenmesi, kredi kartlarının ödeme sürelerinin 3 hafta uzatılması, gaz akışkanlığını sağlanması şeklinde olabilir. Siz bu yazıyı okurken belki bu sorunlar çözülmüştür.

Her duyarlı vatandaş gibi bende sokağa çıkma yasağına riayet ediyor evden çıkmıyor bol kitap okuyorum. Hatta o çok özlediğimiz biricik torunlarımızı bile görmeye gidemedik. Çünkü onlar başka şehirlerde yaşıyorlar. En güzeli de kitap okumak. Bende öyle yapıyorum.  Bugünlerde Turgay Güler’in, “Sır küpü” adlı kitabı var elimde. Kitapta ‘Lanetli İntikam’ diye bir bölüm var.  Sanki bugünü anlatıyor. Okumanızı tavsiye ederim. Sokağa çıkamayınca dostlarla yüz yüze gelemiyor muhabbet edemiyor, insanlarımızla  konuşamıyorum. Bu sebeple neyi yazacağıma karar veremedim. Hayır inadına yazmalıyım. Çünkü rehavet kötü bir illettir. İnşallah bu zor süreçten tez zamanda kurtulur tekrar dostlarla bir araya gelir yine memleket meselelerini konuşur/ tartışırız. Bu yazıyı yazarken ev telefonu çaldı. Açınca Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, o şefkatli sesi yankılandı kulaklarımda. Reisin o munis sedası bana güç ve moral verdi. Bu ülkenin bir vatandaşı olduğum için nasıl dua ettiğimi, nasıl duygulandığımı buradan anlatamam. Medeni diye kendilerini lanse eden Avrupa’da, bazı ülkeler yaşlı insanları ölüme terk ederken, bizim Cumhurbaşkanımız vatandaşlarını arıyor, sevgi ve şefkat dolu sözleriyle nazikçe uyarıyor.

Biliyorum yazılacak çok şey var. Evdeyiz başka işimiz de yok arada sırada yazarız. Bugünlerde takdiri ve duayı ziyadesiyle hak eden kurumların başında sağlık bakanı ile çalışanları geliyor. Zira sağlık bakanımız ve sağlık çalışanlarımızın canla başla çalışması gerçekten takdire şayan bir durum. O değerli insanlara ne kadar dua etsek vallahi billahi azdır. Allah onları korusun, emeklerini zayi etmesin. Gece-gündüz demeden insanlara şifa sunmak için çırpınıp duran o, fedakâr insanların gayretini görmeyen takdir etmeyen nankörler de var maalesef. Bari böyle zor günlerde çenesini kapasalar milleti üzmeseler. Ne diyeyim Allah onlara izan vicdan versin.

Evet değerli okurlarım, böyle sıkıntılı bir süreçte birbirimizle atışmayacak daha sıkı bir dayanışma içinde olacağız. Temizliğe azami dikkat edecek kurallara uyacağız. En önemlisi de moralimizi diri tutacağız. Biliyoruz ki sabır ve sağduyu en etkili ilaçtır. Bende bugün OSTİM Vakfı Yayınlarının 3’üncü kitabında yer alan “Sağduyunun gücü adlı” yazıyı paylaşacağım siz değerli okurlarımla.

“İyi hayat iki kutup üzerine oturur;  bir yanda bir özlemi gerçekleştirmek için çalışmak, bir ideale, bir amaca ulaşmak için çaba göstermek vardır; diğer yandaysa küçük şeylerden, gündelik olandan, normalde önem atfetmediğimiz, ama gerçek temel ve vazgeçilmez olandan hareketle yapmak, sorumlu olmak, çevremize her an, ciddi kıtlığından dolayı giderek çok değerli bir cevhere dönüşmekte olan sağduyu penceresinden bakmayı içerir. Kısa bir süre önce yakın bir dostumdan aldığım eğlenceli bir e-posta da şu anlamlı öğütler vardı.

Açtıysan, kapat. Yaktıysan, söndür. Kirlettiysen, temizle. Dağıttıysan, topla. Borçluysan, öde. Vaat ettiysen, yerine getir. Bilmiyorsan, yorum yapma. Yorum yaptıysan, sorumluluğu al. Sana ait olmayan bir şeyi kullanman gerekiyorsa, sahibinden iste. Nasıl çalıştığını bilmiyorsan, elini sürme. Bozduysan, onar; Nasıl onaracağını bilmiyorsan, bilen birini bul. Daha iyisini yapamayacaksan, eleştirme. Yardım edemiyorsan, rahatsız etme. Gücendirdiysen, özür dile. Ne diyeceğini bilmiyorsan, ağzını açma. Seni ilgilendirmiyorsa, burnunu sokma. Senin değilse, iade et. Bedavaysa, boşa harcama. İşine yarıyorsa, iyi davran. İstediğini yapamıyorsan, yaptığını istemeye dene. Seni rahatsız ediyorsa, başkalarını da etmesine engel ol. Nazik biri olabiliyorsan, ol ki, daima olunabilir. Sorumlu biri olabiliyorsan, ol ki daima olunabilir. Şükredebiliyorsan, et ki daima edilebilir. Kısacası, eğer iyilik yapabiliyorsan, yap ki daima yapılabilir.”

Bu metin bana, sorumluluk ve sağduyuya bir örnek gibi göründü. Bu ilkeleri gündelik hayatımızda uygulasaydık, hepimiz iyi bir hayat yaşıyor olurduk. Böylesi zorlu bir süreçte çevremizdeki insanları daha çok gözeterek, kurallara uyarak, bu umdeler ışığında hareket edersek Allah’ın yardımıyla kısa sürede aşarız. Duamız ve dileğimiz daha çok acılar yaşanmasın ve bu illet def olup gitsin. Bu temenniyle bugünde yazımızın sonuna geldik. Sağlıcakla kalın bizimle kalın değerli Gazete Kırküç okurları. Son bir soruyla yazımı bağlayayım. Birey kendi özel aracıyla çıkıp işlerini görebilir mi?

 

Rss

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Koronavirüs tedbirleri her geçen artarak devam ederken vatandaşın aklındaki sorulardan biride; 'Sokağa çıkma yasağı ne zaman gelecek?’ Malum, Kütahya’da kısa bir süre sokaklar boş kaldıktan sonra sevgi yolu yeniden hareketlenmeye başladı. ...
Tedbir, tevekkül, takdir dairesinde ifade edilen veciz bir söz vardır; “Bu da Geçer Ya Hû!” Her şeyin fani olduğunu, bir sonunun olacağını anlatır. Osmanlı’nın sıkıntılı dönemleridir… Her bir taraftan-iç dış-etkenler imparatorluğa sıkıntılar vermektedir… Sultan 2. ...
Şükürler olsun Allah'a, bugünde bismillah diyerek oturdum bilgisayarın başına. Ama o bana bakıyor bende ona. Yazmak gelmiyor içimden. Çünkü yaşananlar üzüyor insanı. Toplumsal kaygı içinde olduğumuz böyle durumlarda parmaklarınız tuşlara ...
Günlerdir durumun ciddiyeti anlatılıyor, evde kal çağrıları yapılıyor. Okullar, lokantalar, kahvehane gibi birçok alan kapalı. Ama nedense insanlar yeniden dışarıya çıkmaya başladı. Dün sevgi yolunda gördüğüm tablo bunu gösteriyor. İnsanlar sevgi ...
Değerli okurlarım, biliyorum lanetli corona virüsü yüzünden moraliniz epey bozuk. Çünkü artık corona ile yatıyor, corona ile kalkıyoruz. Tüm haberler onunla başlıyor onunla bitiyor. Bana kalırsa öyle fazla tartışma programları izlemeyin ...
Koronavirüs nedeniyle devletimiz önlem üstüne önlem almaya devam ediyor. Son olarak lokanta, kuaför gibi birçok mekanın geçici olarak faaliyetlerinin durdurulması, 65 yaş üstü büyüklerimizin sokağa çıkmasının yasaklanması aslında içinde bulunduğumuz ...
Site içi arama
booked.net

AD Tasarım Mustafa Gökdere Copyright © 2013. Tüm Hakları saklıdır.

gtag('config', 'UA-117936192-1');