SON DAKİKA
gazetekirkuc
Takip Et!
14 Kasım 2019

ÜZÜCÜ VE DÜŞÜNDÜRÜCÜ

Facebook'ta Paylaş
Twitter
B R K
ÜZÜCÜ VE DÜŞÜNDÜRÜCÜ

ManşetÖne Çıkan HaberlerYAZARLAR - 14 Kasım 2019 7:56

Nedense bugün yazmak gelmiyor içimden. Bu halet-i ruhiye içinde kararsız bir şekilde oturdum bilgisayarın başına. Biraz gezindim orada burada. Gözüm ekranda, kulağım televizyonda. Haber spikerinin yürekleri burkan o sesi yankılandı kulaklarımda. Aman Allah’ım ne oluyor bize dedim içimden.
Daha İstanbul Fatih’te aynı evde yaşayan yetişkin kardeşlerin “maddi sıkıntı” nedeniyle canlarına kıydıkları haberi unutulmadan, bu kez de Antalya’dan geldi benzeri bir haber. Onlarında aynı gerekçeyle canlarına kıydıklarını söylüyordu spikerler. Yine siyanür ve yine ölümler. Keşke sabretselerdi, kıymamış olsalardı Allah’ın emaneti olan canlarına. Rızkı veren Allah (C.C.) birer kapıda onlar için açardı elbet. Yaratanın rahmeti de, nimeti de, bereketi de çoktur. Yeise kapılmamak umutsuz olmamak lazım. Çünkü sabır selamet, şükür gürlük, çalışmak ibadettir.
Bu duygularla bilgisayarın başından kalkıp, haberleri izlemeye başladım. Yüreğim daraldı, gözlerim yaşardı, daha fazla bakamadım televizyona. Zira, şekerim yükselmeye başladı üzüntüden. Kederlenmemek elde değil. Öyle uzun süre değil, daha üç- dört gün evvel, Fatih’te kardeşlerden biri müzik öğretmeni, diğeri bir kurye şirketinde dağıtıcı olarak çalışan, diğer iki kardeşinde işsiz olduğunu 48, 54, 56 ve 60 yaşlarında olan kardeşler borçları yüzünden zor zamanlar geçiriyorlarmış. Belli ki biçare kalmışlar tutunacak bir dalları, sabredecek halleri kalmamış. Son çare olarak birlikte intihar etmeye karar vermişler. Ama çok yanlış bir hüküm. Mutlaka onlara uzanacak bir el, tutunacakları dal vardı. “Derdini anlatmayan derman bulamaz” demiş atalarımız. Hayır hasenat sahibi güzel insanlar daha tükenmedi.  Paylaşma duygusuna sahip âlicenap komşular vardır çevremizde. Azalsa da bitmeyen merhamet hissini taşıyoruz yüreğimizde. “Ne verirsen elinle o gider seninle” inancına sahibiz.
Ve Antalya. Haberlerde Antalya’nın, Konyaaltı ilçesinde Şimşek ailesinden dört kişilik ailenin ölü bulunduğu, evdeki cansız bedenlerin Selim Şimşek, eşi Sultan Şimşek, çocukları Ceren ve Ali Şimşek’e ait olduğu, 38, 36, 9 ve 5 yaşlarındaki insanların ölüm nedenlerinin işsizlik yüzünden borçlarını ödeyemez duruma geldikleri, maddi sıkıntı çektikleri söyleniyordu. İddialar bu yönde. Gerçekleri biz bilemeyiz. Onlar sırlarıyla gittiler. Bırakılan mektupta neler yazıyor onu da bilmiyoruz.
Sebebi her ne olursa olsun, bütün bunlar hem üzücü hem de bir o kadar düşündürücü. Tabi gören göze, hisseden yüreğe ait duygular bunlar. Yansımalar dayanışma ve yardımlaşma hislerimizin zayıfladığını gösteriyor. Çevremizde nelerin olup bittiğinin farkında değiliz sanki. Evimize çekilince tencerelerde et mi, dert mi ne kaynatılıyor bilmiyoruz. Kalpler merhametsiz, gözler fersiz olursa bu tür elim haberleri daha çok işitiriz Allah korusun. Büyüklerimiz, “Ateş düştüğü yeri yakar” demiş. Ama bu acı vicdan sahibi herkesin yüreğini dağlar. Rahmet dileklerimle Allah taksiratlarını affetsin.
Manevi duygularımızın tamamen dumura uğramadığı, nispeten diri olduğu durumlarda bunların olmaması lazım. Başımızı gök yüzüne çevirip baktığımızda sonsuz bir kainat, muhteşem bir güzellik, kusursuz bir nizam görürüz. Aynı letafet ve hususiyetler yeryüzünde de var. İnanıyor ve biliyoruz ki Evreni yoktan var eden Allah, yarattığı bütün yaratılanların yaşamaları için sayısız nimetleriyle kuşatmış yeryüzünü. Yaratılmışlar içinde Melekler hariç tek bir varlık düşünülemez ki rızkı Allah’a ait olmasın. Canlılar hayatlarını idame ettirebilmeleri için bazısı karınları üzerinde sürünerek, bazı ise ayakları üzerinde yürüyerek rızkını toplar. İnsanlar ise çalışarak rızkını temin eder. Çalışmazsak kendimize takdir edilen rızkı toplayamaz, nimeti elde edemeyiz. Ömrümüz sefalet ve zillet içinde geçer. Bu illete düçar olmamak için gayret etmeliyiz. Kişiler bununla mükellef olsa da, yönetimlerin yapacağı işler vardır. Halkın sosyal ve ekonomik yapısını güçlendirmek, onlara bir yaşam standardı sağlamak için zemin hazırlamalılar. İktidar çeşitli alanlarda yaptığı yatırımlar ve bir takım sosyal yardımlarla bunları yapıyor zaten. Sanırım oralarda bir ilgisizlik var. Hemen sorumluluğu idareye bırakıp kenara çekilmemeliyiz. Hepimiz ailemizden ve çevremizden  mesulüz. Yüce Rabbimizin rahmeti de, nimeti de, bereketi de boldur. Oturarak rızk kapıya gelmez. Arayacaksın, bulacaksın,  sebat edeceksin ve israf etmeyeceksin.
Maalesef nimete önem vermeyen meymenetsizler tipler var. Çöp konteynerleri çevresinde poşetler dolusu ekmeği görünce içim yanıyor. Bir yanda bir lokma ekmeğe hasret insanlar, diğer tarafta poşetler dolusu yemeği ve ekmeği çöpe atan saygısızlar. Oysa. Bizim geleneğimizde yere düşen ekmek alınır öpülür çiğnenmesin diye yüksek bir yere konur. Hani inancımızda israf haramdı. Hani komşuluk hakkı kutsaldı nereye gitti bütün bu erdemler. Belli ki bizde masum değiliz, komşuluk ilişkilerimiz yok denecek kadar azaldı. Karşı komşumuzun adını, sanını bilmez duruma düştük.
İnsani hasletlerimizi, milli-manevi bağlarımızı yeniden gözden geçirerek daha muhkem hale getirmeliyiz. Böylesi ıstırap verici hadiselerin vuku bulmaması, sabrımızın ve tahammülümüzün artması dua ve temennisiyle bu günde yazımızın sonuna geldik. Allah (C.C.) cümlemizi nefsimizin vesvesesi ve iblisin şerrinden korusun. Eğer bir sürçü lisan  ettiysek affola efendim. Sağlıcakla kalın bizimle kalın değerli Gazete Kırküç Okurları.

Rss

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Bu yazıyı gönderdiğim Pazar günü saat 17'ye kadar Adalet ve Kalkınma Partisinin Kütahya İl Başkanı daha açıklanmamıştı. İbrenin kimden yana olduğunu öğrenebilme ümidiyle biraz nabız yokladım, bir sonuç alamadım. Deyim ...
Kütahya'da meydana gelen bazı üzücü hadiseler, abartılı söylentiler bizi kaygılandırıyor, umudumuzu törpülüyor, moral değerlerimizin zayıflamasına yol açıyor. Sanki memleketin çivisi çıkmış, ar haya kalmamış, büyük çapta bir ahlaki erozyon oluyor ...
Hayat çok değişik şekillerde tanımlanabilir. Gemiden, uzun yol otobüsüne, yoldan –  tünele, çok değişik nesnelere benzetenler var. Aslına bakarsanız hepsi doğru, her şeye benzetilebilir hayat. En temel anlamda ise; iyi ...
Kentsel dönüşüm 6306 Sayılı Afet Riskli Yapıların Yenilenmesi hakkındaki kanuna göre, kentteki afet riski taşıyan alanların belirlenip sağlıklı ve yaşanabilir hale getirilmesidir. Kısaca kentsel dönüşümle kaçak yapılaşmanın önüne geçilmesi, depreme dayanıklı ...
Yüzyılların içerisinden süzülüp gelen tecrübe birikimi deyimlerimiz, ata sözlerimiz var… Öğüt veren, yol gösteren, önümüzü açan… “Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez!” bunlardan bir tanesi. Bıçağın açtığı yara zamanla geçer, iyileşir, şifa bulur. Dilden ...
William Shakespeare'in, “Olmak veya olmamak işte asıl mesele bu” sözüne nazire yapıyor değilim. Tanıtımın önemine ve bir yazarımızın önerisine değineceğim kısaca. Bu şehirde gündemden düşmeyen iki konu var. Bunlardan biri ...
Site içi arama
booked.net

AD Tasarım Mustafa Gökdere Copyright © 2013. Tüm Hakları saklıdır.

gtag('config', 'UA-117936192-1');