6284 TEREDDÜTSÜZ UYGULANSIN!

247

Kadına yönelik şiddetin, yasaların ve cezaların yetersizliğinden değil, kadını eşit ve özgür bir birey olarak görmeyen cehaletten kaynaklandığına değinen Kütahya Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu Üyesi Av Emel Karagöz Altınsoy, “6284 sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesinin tereddütsüz uygulanmasını talep ediyoruz” dedi.

Kütahya Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu 8 Mart Dünya Kadınlar günü sebebiyle Kütahya Adliyesi önümde basın açıklaması düzenledi.  Kütahya Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu Üyesi Av Emel Karagöz Altınsoy tarafından yapılan basın açıklamasına Kütahya Barosu Başkanı Av. Ahmet Atam, Kütahya Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu üyesi avukatlar ve basın mensupları katıldı.

Av Emel Karagöz Altınsoy, 8 Mart’ın; ekonomik, siyasi, sosyal alanlar dahil olmak üzere hayatın her alanında, kadın erkek eşitliğinin sağlanması ve muhafazası, cinsiyete dayalı ayrımcılığın sona erdirilmesi ve emek sömürüsünün ortadan kaldırılması, bu yönde başta eğitim olmak üzere ekonomi, hukuk, kültür alanlarında gerekli planlamaların yapılarak hayata geçirilmesi istemlerinin dile getirildiği bir mücadele ve dayanışma günü olarak anılması gerektiğine dikkat çekti.

‘KADINLAR İKİNCİ PLANDA’

Türkiye’de eğitim olanaklarına erişimden, istihdam olanaklarından yararlandırılmaya kadar pek çok alanda kadınların ikinci planda kaldığını belirten Av Emel Karagöz Altınsoy, “Kuşkusuz bu durum, kadın erkek tüm yurttaşların birlikte eğitilmesi, karar alma ve yönetme sürecine birlikte katılımlarının sağlanması ile çözülebilecek niteliktedir. Toplumun en küçük birliği olan aileden başlamak üzere, kız çocuklarına erkek çocukları ile aynı olanakların sunulması, çocukların atölyeler-fabrikalar-tarlalar yerine cinsiyetçilikten uzak ve dayanışmaya dayalı eğitim görecekleri okullarda olması, eğitim araçlarına, sağlıklı barınma ve beslenme olanaklarına ayrımsız erişimlerinin sağlanması, kısacası toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin okul öncesi eğitimden başlamak üzere dışlanması halinde, kadının ikincilliği ve kadına yönelik şiddetin sona ereceğine inanmaktayız.” Dedi:

Hukukçular olarak; artık olağanlaşan kadına yönelik şiddet haberlerinden ve altındaki dramatik hikayelerden yorulduklarını vurgulayan Av Emel Karagöz Altınsoy, Ancak bilimsel, çağdaş, eşitlikçi ve özgürlükçü eğitim taleplerimizi yinelemekten yorulmayacaklarının altını çizdi. Eğitimde cinsiyet ayrımcılığına son verilmeden şiddetin önünün kesilemeyeceğini yinelemekten yorulmayacaklarına vurgu yapan  Altınsoy, yasaların, bilinçli insanların üzerinde caydırıcı etkiye sahip olduğunu hatırlatarak kadına yönelik şiddetin, yasaların ve cezaların yetersizliğinden değil, kadını eşit ve özgür bir birey olarak görmeyen cehaletten ve bu cehaleti her gün manipüle eden politikalardan kaynaklandığına değindi. Altınsoy, bu cehaletin kamusal alana hücre hücre yayılmasına yol veren, eşitsizliğe, ayrımcılığa neden olan politikalara bir an evvel son verilmesini talep etti.

‘YASAYI TARTIŞMAKTAN VAZGEÇİN’

Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nde tüm kamu kurum ve kuruluşları tarafından,cinsiyet ayrımı yapılmaksızın tüm kadınların eşit ve özgür birer bireyler olduğunun benimsenmesini talep ettiklerine vurgu yapan Altınsoy, şu ifadeleri kullandı: “Kadınların yaşam haklarının güvencesi olan İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasaya yönelik tartışmalardan vazgeçilmesini, 6284 sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesinin tereddütsüz uygulanmasını talep ediyoruz. Kütahya Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu olarak, toplumsal cinsiyet ayrımcılığına sebebiyet veren, bu ayrımcılığı körükleyen her türlü uygulamanın karşısında olduğumuzu ve olacağımızı; istismar ve şiddete uğrayan kadınlarla olan dayanışmamızı sürdüreceğimizi bildiriyoruz.”

ŞEYMA DÖNMEZ




Leave a Reply

Your email address will not be published.