BU DAVA TÜRKİYE İLE MÜŞTEREK BİR DAVADIR

422

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kütahya MHP Milletvekili Ahmet Erbaş ve Kütahya basınını makamında ağırladı. Cumhurbaşkanı Tatar; Ahmet  Erbaş’a Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne göstermiş olduğu yakın alaka ve sürekli olarak hem ekonomik hem siyasi desteklerinden dolayı teşekkür etti.

Kıbrıs barış harekatının 48. Yıldönümü dolayısıyla, Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Bünyamin Çapgulaş, Alibey Aydın, Mehmet Saka, Merve Ergün ve Fatma Çakır’dan oluşan Kütahya gazete  temsilcilerinden oluşan basın mensuplarını da programına dahil ederek, kutlamalara katılım sağladı. Kutlama törenlerinin ardından, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kütahya heyetini makamında kabul etti. Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a “Öncelikle Barış Harekatımızın yıldönümünü kutluyorum. Şehitlerimize tekrar Allah Rahmet Eylesin diyoruz. Kabullerinden dolayı Gazilerimizden yaşayanlar varsa uzun ömür diliyoruz. Ev sahipliğiniz için çok teşekkür ederim.” ifadeleriyle teşekkürlerini iletti. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kütahya heyetinin katılımından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kıbrıs’ı bir Yunan Adası görmek isteyenlerin, Avrupa Birliği nezdinde ve değişik mecralarda, çeşitli girişimlerde bulunduklarına dikkat çekerek, Anavatan Türkiye ile birlikte mücadelenin ve desteğin önemine değindi. Cumhurbaşkanı Tatar şöyle konuştu. “Teşekkür ederim. Ziyaretiniz beni de memnun etmiştir. Barış harekatımızın 48. yıldönümünde  rahmetle anıyoruz tüm şehitlerimizi. Gazilerimize ve emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyoruz. Bu dava Türkiye ile müşterek bir davadır. Burada Kıbrıs denildiğinde  Rum-Yunan ikilisi burayı hep Yunan adası görmek istemişlerdir. Ege Adalarında şimdi ne yaptıkları belli değil. 1960 anlaşması uzun müzakere sonrası ortaya çıkmış. Kıbrıs Türkleri eşit şekilde  tescil edilmiş müktesep egemenlik hakkı dediğimiz budur. Devletin dışına silah zoruyla itilmiş barbarlık, her türlü eziyet soykırımlar, katliamlar, göçler…..Ve şimdi maalesef  1964 yılında böyle bir karar alınınca güya tüm Kıbrıs  Rum Hükümeti imiş gibi muamele görüyor bütün dünyada. Şimdi Avrupa birliği üyesi. Dolayısı ile Kıbrıs Türkleri buradaki direnişi çok yerindeydi. Ve neticede bizim bir devletimiz var. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Bu devletin yaşaması lazım güçlenmesi lazım. Aksi takdirde burası dediğim  gibi bir yunan devleti noktasına geliyor. O zaman Türkiye’nin güvenliği de buradan zarar görür. Dolayısı ile bu mücadeleyi hep birlikte sürdürmek durumundayız. Vekilimiz Sayın Ahmet  Erbaş’a Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne göstermiş olduğu yakın alaka ve Kütahya basını ile 48. Yıl etkinliklerinde coşkumuza ortak olmalarından dolayı teşekkür ederiz. Ayrıca sayın vekilimiz aynı zamanda bizim elçimizdir. Sürekli olarak bize verdiği hem ekonomik hem de siyasi desteklerinden dolayı huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Ve Türkiye’deki kardeşlerimize sizler aracılığı ile minnet ve şükran duygularımızı iletir saygılar sunarız” dedi.

TÜRKİYE BAĞLILIĞINDAN ASLA ÖDÜN VERMEMİŞTİR

Kütahya MHP Milletvekili Erbaş, ziyaretin ardından Kütahya basınına Kıbrıs’ta sürdürülen varlık ve gelişme mücadelesinde destek verilmesinin gereği ve önemini hatırlatarak şu bilgileri verdi; “Hiç kuşkusuz ki 100 yılı aşkın süredir Kıbrıs’taki kardeşlerimiz bir varlık mücadelesi sürdürmektedir. 1878 yılında adanın İngilizlerin hakimiyetine geçmesiyle orada yaşayan soydaşlarımız büyük baskılara karşı mücadele etmek zorunda kalmıştır. Yine 1931 Rum isyanı bahane edilerek soydaşlarımıza İngiliz sömürgesi zulmü yaşatılmış, İstiklal marşını ve ana vatani Türkiye Cumhuriyeti’ni anımsatacak her şey yasaklansa da Kıbrıs Türk milleti direnerek diline, dinine, kültürüne her şeyin ötesinde Türkiye’ye bağlılığına sahip çıkmıştır. 1955 yılında Rumların adayı Yunanistan’a bağlamak için kurdukları EOKA terör örgütünün saldırılarına göğüs gerilmiş, 1960 yılında uluslararası anlaşmalarla kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nde iki eşit halktan biri olarak yer almasına rağmen, Rumların Kıbrıs Türk halkını yok etmeye yönelik planı ile şehitler vermiş, toprak kaybetmiş, dışlanmış ama Türkiye bağlılığından asla ödün vermemiştir. 11 yıl boyunca süren eziyetlere dayanarak, her türlü mücadele altında Türk varlığından ödün vermeden ayakta duran Kıbrıs Türk milleti, 1974 barış harekâtı ile huzura kavuşmuş 1983 yılında da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurulmuştur.”

“NEFES BORUSU TÜRKİYE

CUMHURİYETİ’DİR”

“Soydaşlarımız maalesef birleşmiş milletlerin aldığı kararlarla dünyadan izole edilerek ambargolar altında ezilmeye devam etmektedir. Kurulan devletin de soydaşlarımızın da nefes borusu Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bu bilinçle her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz” diyen Erbaş şöyle devam etti; “Kıbrıs ile ilgili politikamızı ulu önderimiz gazi Mustafa Kemal Atatürk 17 Ocak 1921 tarihinde verdiği bir mülakatta belirlemiştir. “Efendiler Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece bölgenin ikmal yolları tıkanmıştır Kıbrıs’a dikkat ediniz bu ada bizim için mühimdir” demek suretiyle Kıbrıs’ın Türkiye için taşıdığı stratejik önemi ortaya koymuştur. Merhum başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’in de dünyaya geldiği bu ada, yaklaşık 60 yıldır dünya gündeminin ağırlık merkezidir. Kıbrıs Türk toplumunu daha müreffeh bir yapıya kavuşturmak için birlikte adım atmaya devam edeceğiz. Hiçbir şekilde 1960 anlaşmalarında kazanılmış olan siyasi, eşit haklardan geriye gidilmesine müsaade etmeyeceğiz. Doğu Akdeniz’de uluslararası anlaşmalardan doğan egemenlik ve doğal gaz hakları bir oldu bittiye getirilerek Rumlar tarafından gasp edilmek istenmektedir. Buna asla müsaade etmeyeceğiz. Kıbrıs politikası gerek Türkiye gerekse Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin iç siyasetinden bağımsız bir şekilde, tamamen millî politikalarla oluşturulmalı ve devlet aklıyla sürdürülmelidir. Kıbrıs Türklüğü kendi kaderini kendi tayin etmeye kendi göbek bağını kendi kesmeye hazırdır. Buna da kararlıdır.” BÜNYAMİN ÇAPGULAŞ




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *