“GÖNÜLLERE SEFER VAR, 2023’TE ZAFER VAR”

370

Değerli okurlarım, gördüğünüz gibi başlık bana ait değil. Son yıllarda duyduğum, okuduğum en güzel, en anlamlı gönülleri ısıtan, birlik ve beraberliği çağrıştıran, ayrışmayı değil birleşmeyi ihtiva eden, ülke sevdalısı yüreklere hitap eden kapsayıcı bir slogan. Yazı konusu ettiğim ” Gönüllere sefer var, 2023’te zafer var” sözleri Adalet ve Kalkınma Partisi’nin beğenilen ve takdir edilen sloganlarından biri. 29 Ağustos günü şehrimize gelen Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, 55 bin aşkın kişiye hitap ettiği meydanın her yanı bu sloganla donatılmıştı.

Gönül ister ki bu tür sloganları bütün partiler kullansınlar ortamın sertleşmesine zemin hazırlamasınlar. İtici ve incitici sözlerin kimseye yararı ve kazancı olacağını sanmıyorum. Çok sevdiğinizi söylediğiniz halkımızın huzurunu bozmaya, aramızı açmaya hakkınız olmazsa gerek. Anladığım kadar vatandaşlarımız sataşma değil kaynaşma bekliyor. Bunu Sayın Erdoğan’ın, mitinglerinde görüyoruz, izliyoruz. Yalanlarıyla, manipülatif haberleriyle, rencide edici sözleriyle gönülleri yıkmaya, ülkemizi karanlığa itmeye, küresel bir sorun haline gelen, bizi de etkileyen ekonomik sıkıntıyı dahada derinleştirmeye, moralleri bozmaya ve bütün bunları Cumhurbaşkanına ve AK Parti iktidarına yıkmaya çalışanlara,” Erdoğan gitmeli” diyenlere inat meydanlar tıklım tıklım doluyor.

Kütahyalılar coşkulu tezahüratlarıyla alanı inleterek, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında gönlündeki muhabbetini ve güvenini sandığa yansıtarak Sayın Erdoğan’ı partisiyle birlikte yeniden iktidara getireceğe benziyor. Zira Kütahya’daki, Afyonkarahisar’daki muhteşem kalabalıklar onu gösteriyor. Ancak kalabalıklar bazen de yanıltabiliyor. Bu kalabalıklar sizi rehavete düşürmesin. Hedefe odaklanırken bunu da dikkate almak lazım. Her işte olduğu gibi siyasi alanda da hedef belirlemek önemlidir. Ancak hedefe ulaşmak ise öyle kolay değildir. Buda çok çalışmakla, strateji belirlemekle ve gönülleri fethetmekle olur. Anladığım kadarıyla AK Partililer kırılan kalpleri yeniden onarmak, gönülleri fethetmek gayesi ve gayretiyle sahaya inerek, özellikle gençlere ulaşarak partiyi dahada güçlendirerek cumhuriyetimizin yüzüncü yılında iktidarlarını yenilemeyi hedeflemişler.

Kurulduğu 14 Ağustos 2001’den beri katıldığı seçimlerin tamamında birinci parti olarak çıkan AK Partililerin yegâne hedefi yeniden seçimleri kazanmak ve iktidarlarını korumaktır. Aslında başta ana muhalefet partisi CHP olmak üzere her partinin amacı budur. Bu amaçlarına ulaşmak için öyle her yolu mübah görmemeli. Kaosa yol açacak tahrik ve tahrip edecek mekruh yolları değil, zafer için aydınlık yollar kullanılmalıdır. Zira karanlık yollarda nelerin olacağını, hangi tuzaklara düşeceğimizi, hangi uçuruma yuvarlanacağımızı, hangi kıymetli değerimizi heder edeceğimizi bilemeyiz. Heder ettiğimiz her değer bizden bir şeyler alıp götürdüğü, kedere düşürdüğü için karanlık düşüncelerden kaçınmalıyız. Hülasa arzumuz odur ki bunların kırıp dökülmeden yapılmasıdır.

Cumhuriyetimizim yüzüncü yılında yapılacak seçimlerden yüzümüzün akıyla çıkmamız için yüzsüzlük yapmadan, bu tiplere yüz vermeden eylemlerimize, söylemlerimize yani hal ve hareketlerimize çok dikkat etmeliyiz, özen göstermeliyiz. Çünkü ” Dil var bal getirir, dil vara bela getirir, hareket vardır bereket getirir, hareket vardır felaket getirir. Başta siyasilerimiz olmak üzere hepimizin kelamları ve kalemleri bal tadında, hareketlerimizde bereket kıvamında olmalı. Memleket meselelerini ilgilendiren konularda ciddi sözler söylediğimiz gibi, ara ara gülümseten tatlı gaflar yapmalı ama başımızı belaya sokacak laflardan kaçınmalıyız.

Seçimlere on ay gibi bir zamanın kaldığı bu vetirede nezaketi zayi etmeden, kabalaşmadan, iftiraya tevessül etmeden, hak ve hakikatten sapmadan doğrular üzerinde kibarca hareket ederek sevgi ve saygı dilimizle hitap ederek, halkımızı bitap edecek sözlerden ve eylemlerden kaçınmalıyız ve bu tip insanlara önem vermemeliyiz., Seçimler nasıl demokratik bir hak ise, siyasilerimizin de meydanlara çıkarak partisinin propagandasını yapması en tabii hakkıdır. Ancak bu hakkı kullanırken milletimizin ve ülkemizin milli ve manevi bütünlüğüne zarar verecek, kutuplaşmalara yol açacak söylem ve eylemlerden kaçınarak ülkemiz adına itina göstermeliyiz. Bugünden başlamak üzere birliğimize, dirliğimize ve gelişmekte olan ülkemize zeval gelmesin istiyorsak hepimiz samimi bir gayretin içinde olmalıyız. Göründüğü gibi slogan deyip te geçememek lazım. “Bir düşünceyi yaymak, bir eylemi gerçekleştirmek için ortaya atılan, kısa ve çarpıcı söz” anlamına gelen sloganları bundan sonra daha çok duyacak daha çok okuyacağız. Bütün sözlü ve yazılı sloganların barışa, huzura çağırması dileğiyle sağlıcakla kalın bizimle kalın değerli GAZETE KIRKÜÇ okurlar.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *