GALE, GALEN, GAİLE ve AİLE…

1626

Gale, galen, gaile ve aile… Arapça / Osmanlı Türkçesi harflerle ‘aile’ ve ‘gaile’ yazıldığında, ‘gaile’nin ‘aile’den farkının bir nokta olduğu görülür… Gaile, bela, talihsizlik, dert, sıkıntı, üzüntü, keder… Gaile, uğraştırıcı iş, çekilmesi zor yük… Hayat gailesi, hayat mücadelesi… Gavâil, musibetler, belâlar… Gale ise, farklı anlamda bir kelime… Gale, nobran, gâliz, sakil, çiğ demek… Anadolu’nun çeşitli yörelerinde kullanılan gale kelimesi, manda yavrusu demek… Gale, mecazen, en ciddi konuları bile tiye alan, kaygısız ve kalender anlamında kullanılmakta… Gale, hem sözleri hem de davranışları kaba, sıkıcı olan kişi… ‘Gale’, ‘galen’ ile karıştırılmamalı… ‘Galen’, kurşun içeren bir mineral demek… Gale ve gaile… Sağlam bir aile yapısında galeye yer yok… Gale’nin ve galen’in varlığı gaileye sebep… Her ne kadar, ‘gailesi olandır, ailesi olanın’ dense de, aile, gaile değildir… Huzurlu bir aile nasıl kurulur ve kurtarılır? Cevabı mâzimizde, kadim medeniyetimizdeki ninelerimizde ve dedelerimizde…

Ne biçim bir aile? Tüm işleri gaile… Sükûn döneminde eşler birbiriyle ‘can cana’… Meveddet (dostluk, muhabbet, sevgi) döneminde eşler ‘yan yana’… Merhamet ve şefkat safhasında ise eşin eşe söylemi ‘şimdi lâzımsın sen bana’…  Ailede maalesef her birimiz zaman zaman gale olup gaileye neden olabilmekteyiz… Günümüzde, gale olmanın yeni versiyonları toplumda cinsiyetsizlik ucubesidir ve aile yapımızın bozulmasına mahâl verilmesidir… Evlilik ve aile, neslin devamı için gerekli… Normal olan, erkeğin kadından, kadının erkekten sükûn bulmasıdır… Kadın ve erkek birbirlerinin yoldaşı, sırdaşı ve haldaşıdır (hâldeşidir, dert ortağıdır)… Kadınların ve erkeklerin toplumdaki rolleri, sorumlulukları ve davranışları son derece önemli… Bu rollerin, sorumlulukların ve davranışların toplumdan topluma farklılık göstermesi tabii olan durum… “Sükûnet bulmanız için size kendi cinsinizden eşler yaratması, aranızda meveddet ve merhamet peyda etmesi Allah’ın delillerinden/ mucizelerindendir. Doğrusu bunda iyi düşünen bir kavim için deliller vardır.” (Rûm Sûresi, 30/21)… Kadın ve erkeklerin toplumsal hayata katılımları, cinsiyetlerine göre farklılık göstermesi normal olanı… Babanın baba, annenin anne olmasından daha doğal olan ne olabilir ki? Toplumsal olarak yapılandırılmış ve cinsiyetlere göre ayrıştırılmış roller ve kalıplar bireyin kısıtlanmasına, dışlanmasına ve/veya ayrımcılığa mâruz kalmasına sebep… Bu durumunda, toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılık söz konusu olmakta… Kadın ya da erkeğe şiddet ve haksızlık yapılması, asla hoş görülemez… Toplumda cinsiyet ve aile kavramlarının tersyüz edilmesine ve gaile çıkarılmasına asla aman verilemez… Cinsiyet farklılığı zenginliktir… Cinsiyetsizliğe kapı aralamak, aile ve nesli yok etmektir… Ailenin bittiği, tükendiği, işlevini yitirdiği nokta; öz anne-babanın huzurevine gönderilmesidir… Böylesi bir hengâmede, evde kedi köpek besleyen insanların olması, durumun aklanması anlamına gelmez… Hayvanseverlik, tabiat severlik velhasılıkelam canlıyı severlik; öncelikle insan severlik, insana saygı duyarlık ve insan sayarlık ile mümkün…  

Bilmeliyiz ki, düzenli aile hayatı olmayan ülkeler, kolay yıkılır… Aile hayatının güzelliği, hiçbir şeyle kıyaslanamaz… Hayatta en büyük zenginlik; mutlu bir aileye sahip olmaktır… Aile olmak, sadece aynı evde yaşamak değil, aynı duyguları paylaşmak, aynı şeye sevinmek, aynı şeye üzülmektir… Aile, insanın sığınacağı en sağlam kaledir… Aile bir ocaktır… Sevginin en güçlü hâli ailedir… En büyük zenginlik, birlik beraberlik ve dirlik içinde yaşayan bir aileye sahip olmaktır… Aile, dünyaya gelmenin eşiği, insan olmanın beşiğidir… Dünyada sırtımızı her zaman dayayabileceğimiz tek şey, ailemizdir… İyi bir aile sofrasında yaşlanılmaz… Aile, mutluluk ve ıstırabın birlikte yaşanıldığı kutsal bir kurumdur… Aile yapısında, kadın, binanın temel taşıdır; erkek, binanın duvarlarıdır, kolonlarıdır; çocuk, binanın tezyinatıdır… Başımız sıkışınca bir çınar ararız; o çınar, anadır, babadır, kardeştir, kısacası ailemizdir… Birlikte yaşadığımız aile nasıl mı olmalı? Aile çeşitleri… Çekirdek Aile, aynı evde yaşayan anne, baba ve çocuklardan ibâret aile… Geniş Aile (Geleneksel Aile), geleneksel ve ataerkil bir yapıya sahip olan, iki ya da üç çocuktan oluşan, anne, baba ve kardeşler akrabalık bağı bulunan diğer kişilerle aynı çatı altında yaşanan aile… Kök Aile, çocukların evlenip kendi ailelerini kurana kadar birlikte yaşadıkları aile…  Modern Aile, eşlerin ikisinin de çalıştığı ve ekonomik bağımsızlıklarını ellerinde tuttuğu, evi ve aileyi ilgilendiren tüm konularda çocukların da görüşlerinin alındığı aile… İçinde olduğumuz aile çeşidi ya da yapısı, aile bireylerinin yapısına, kişiliklerine ve karakterlerine göre şekillenir; bu yüzden nasıl yaşadığımız daha mühim… Aile büyüklerinin tutumları, eğitim durumları, ailedeki çocukların iyi yetişkin olabilmelerinde çok önemli… Meselâ, ailede ebeveynlerin çocuklarına yapacağı en büyük kötülük, onların hatalarını övünerek anlatmasıdır… Ailede her bir birey, gailesiz, sıkıntı vermeyen, başa dert çıkarmayan olmalı…  Ailede başlayan, okulöncesiyle devam eden eğitim süreci, aile ve toplum yapımızın sağlam olup olmasında son derece tesirli

Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca 20 Eylül 1993 tarihinde alınan kararla, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından ailenin korunması ve güçlendirilmesi amacıyla 1994 yılından itibaren her yıl 15 Mayıs tarihi ‘Aile Günü’, bu günün içinde yer aldığı hafta ise ‘Aile Haftası’ olarak kutlanmakta… Aile meselesi, bir gün ya da hafta ile yâd edilemeyecek kadar hassas konu… Ailede söz sahibi olamamak en kötüsü… “Ey bir aileye bile hükmedemeyen ilerici. Üç kıtaya, yedi denize hükmeden ecdadın mı gerici?” (Necip Fazıl Kısakürek)… Ailenin olmadığı, aile ocağının yıkıldığı yerde kaos/keşmekeşlik boy gösterir, galelere fırsat doğar; algı, galen haline gelir ve gaile olur… Meseleyi, ‘ileri geri’ diye yaftalayan zihniyet sahipleri, aileden mahrum olunca, yurdundan da mahrum olur, neticede mahzun olur… Aile mevzuunu, bilindik gaile bahanelerine sığınarak ve Kütahya ağzıyla ‘hadi gali’ diyerek de geçiştiremeyiz… Selam, sevgi ve saygılarımla.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *