BOŞANMA ORANLARI GİDEREK ARTIYOR

257

Kütahya’daki boşanma oranlarının arttığını ifade eden Avukat Halil Karakuş, boşanmalarda ana etken ekonomik nedenler olsa da aile içi sorunların ve sosyal medyanın da aile birliğini etkilediğini belirtti. Karakuş, çekişmeli boşanma davalarının, anlaşmalı boşanma davalarından çok daha fazla olduğunu da açıkladı.

Kütahya Barosu Avukatlarından Halil Karakuş, Kütahya’daki boşanma oranları ve boşanma sebeplerine dair açıklamalarda bulundu. Son dönemde Kütahya’da boşanma oranlarında bir artış yaşandığına dikkat çeken Karakuş, her büroya farklı sayıda dava geldiği için net bir oran vermek mümkün olmasa da son yıllarda şehirde boşanma oranlarının yüksek olduğunu belirtti.

Yaşanan artışın sebepleri arasında ekonomik sebeplerin başı çektiğini ifade eden Karakuş, aile içi sorunların da boşanmalarda önemli bir neden olduğunu belirtti. Anne, baba veya başka bir aile bireyinin evliliğe müdahalesinin de ciddi sorunlar teşkil ettiğini dile getiren Karakuş, son dönemde sosyal medyanın da etkenlerden biri haline geldiğini açıkladı.

SOSYAL MEDYA ÖNEMLİ BİR SEBEP

Sosyal medyanın aile birliğini dolaylı olarak etkilediğine dikkat çeken Karakuş, “Mesele eşlerden biri “eşim hep telefonla ilgileniyor” diyerek bu rahatsızlığının büyümesi ile boşanma kararı alabiliyor.  Bunun yanı sıra sosyal medyada karşı cins ile etkileşim de sadakatsizlik olarak değerlendirilip aile içindeki huzuru bozabiliyor.” İfadelerini kullandı.

Kadının iş hayatına katılmasının da bir etken olduğunu ifade eden Karakuş, kadınların ekonomik özgürlüğe ulaşmasının muhtaç kalma ihtimalini düşürerek yaşadığı büyük bir sorunu yok saymasının önüne geçiyor. Ekonomik özgürlüğü olan kadın haliyle kötü giden bir evliliğe tahammül etmiyor. Çalışmayan ya da kök ailesinden geliri olmayan kadınlar sorunları tolere etmek zorunda kalabiliyor.” Dedi.

ÇEKİŞMELİ DAVALAR ÇOK DAHA FAZLA

Çekişmeli boşanma davalarının, anlaşmalı boşanma davalarından çok daha fazla olduğunu açıklayan Karakuş, “Çünkü anlaşmalı davalarda tarafların konuşabilir düzeyde olması lazım. Mal ayrılığı, ziynet ayrılığı, çocukların velayeti konusunda anlaşmak için iletişim halinde olmaları lazım ancak bu şekilde Karşılıklı mutabık olunuyor. Bu da tabii ki her çift için kolay olmuyor.” İfadelerini kullandı.

Evlilik birliği içinde edinilen mallar ortak mal olmasına rağmen mal paylaşımında hala sorunlar yaşandığına değinen Karakuş, “Genelde erkeklerin şöyle düşünceleri oluyor. Kadın çalışmıyorsa erkek, “Ben çalıştım bu evi ben kendim aldım” diyor. Habluki evlendikten sonra kadın çalışsa da çalışmasa da o evlilik birliği malı olarak kabul ediliyor ve malın yarısı kadının hakkı. Böyle bir durumda anlaşmazlık meydana gelebiliyor.” Şeklinde konuştu.

FATMA SÜMER




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *