ENGEL DEĞİL FARKLILIK

380

Ticaret ve Sanayi Odası Anaokulu, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında etkinlik düzenledi. Etkinliklerle toplumda otizme karşı bilincin artırılabileceğini belirten  Okul Müdürü Muhammet Aksu, Otizmi ve otizmli çocukları topluma tanıtmanın çok önemli olduğuna vurgu yaparak otizmin bir engel değil farklılık olduğunu belirtti

Kütahya Ticaret Ve Sanayi Odası Anaokulu Müdürü Muhammet Aksu, Otizm hakkında bilgi verdi. Okulda kayıtlı 198 öğrenci bulunduğunu bunun 40’nın özel eğitim, 25’inin ise otizmli öğrenci olduğunu belirten Aksu, Kütahya’da özel eğitim ve diğer öğrencilerin bir arada bulunduğu tek okul olduklarını dile getirdi. Aksu, otizmli öğrencilerin topluma karışmasının ve akranlarıyla bir arada bulunması gerektiğinin altını çizdi.

  • 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü ile toplumda bir farkındalık oluşturmak istediklerini belirten Aksu “Otizmli çocuklarımızı halkımıza, insanlarımıza tanıtmak istiyoruz. Çünkü çocuklarımız sadece okullarda değil hayatın her aşamasında karşımıza çıkıyor. Otobüste, okulda, çarşıda… Eğer toplumda bilinci artırırsak. En azından insanlarımızın bu çocuklarımıza karşı davranışlarının değişebileceğine inanıyorum” dedi. Bu inançla her yıl Otizm Farkındalık Etkinliği düzenleyen Ticaret ve Sanayi Odası Anaokulu, etkinlik kapsamında ilk olarak okuldaki diğer öğrencilerin aileleriyle birlikte yaptıkları kardeşlik bilekliklerini otizmli arkadaşlarına hediye ettiler. Otizme ‘Kırmızı Işık Yak’ mesajıyla kırmızı balon uçuran otizm öğrenciler, Gençlik Merkezi’ne otizm farkındalık yürüyüşünde bulundular. Gençlik merkezinde yüz boyama etkinliği ve palyaçolarla bir araya gelen otizmli öğrenciler doyasıya eğlendiler.

EN ÖNEMLİ KONU EĞİTİM

Otizmli ya da özel eğitimli çocuğun hayata karışmasında hiçbir engel olmadığına dikkat çeken Aksu, otizmli çocuklarda en önemli konunun eğitim olduğunu belirterek “Küçük yaşta başlanan eğitim sürecinin doğru şekilde yönetildiğinde, çocuklarımızın akranlarıyla aynı mesafeye gelmese bile onlarla birlikte hareket edebilecek, birlikte yaşamını sürdürebilecek noktaya geleceğini düşünüyoruz. Zaten Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen ‘Otizmde Farkındalık Günü’ otizmde farkındalık yaratmak ve otizmli çocukların sorunlarına çözüm üretmek içindir. Bu yüzden biz de çözümün eğitim olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

FARK ETMEK KOLAY DEĞİL

Otizmin kolay fark edilemediğine değinen Aksu “Otizm bütün dünyada ve ülkemizde nedenleri daha belli olmayan, tam kanıtlanamamış bir farklılık. Bir engel diyemiyoruz. Bir farklılık olarak görüyoruz” dedi. Velilerin ve toplumun bu konuda dogma bilgilere sahip olduğunu aktaran Aksu “Velilerimiz bazı noktaları gözden kaçırabiliyorlar. Geç konuşma, göz teması kuramama gibi konulara kendileri bir cevap bulmaya çalışıp tedavi ile halledebileceklerini düşünüyorlar. Oysaki velilerimizin şunun farkına varması gerekiyor. Otizm iyileşebilecek bir rahatsızlık değil. Eğitim süreciyle farkındalık yaratılacak bilecek bir farklılık. Biz inanıyoruz ki toplumuzda engellilerimize ve otizmli çocuklarımıza karşı bilinç seviyesi yükseldikçe ailelerimiz, velilerimiz ve çocuklarımız topluma daha kolay karışacaktır” diye konuştu.

KABULLENME SÜRECİ

DAHA KOLAY OLUYOR

Kütahya’da diğer öğrencilerle özel eğitim öğrencilerinin bir arada eğitim aldığı tek okulun Ticaret ve Sanayi Odası Anaokulu olduğunu dile getiren Okul Müdürü Muhammet Aksu “Okulumuzun en güzel tarafı özel öğrencilerimizle beraber diğer öğrencilerimizin de bulunması. Bizim okulumuzun tercih edilmesinin nedeni özel öğrencilerimiz için en az kısıtlayıcı ortamı sağlıyor olması. Yani otizmli ve özel öğrencilerimiz yemekhanede, etkinliklerde, bahçede bir arada vakit geçiriyorlar. Kütahya’da özel eğitim ve diğer öğrencilerimize aynı anda hizmet veren tek okuluz” dedi. Ebeveynlerinde bu şartlarda otizmli çocuklarını daha kolay ve hızlı kabullenebildiklerinin altını çizen Aksu “Otizmli çocuklarımızın ailelerinde yapılan araştırmalarda uzun süre kabullenememe problemi yaşanıyor. Ama veliler çocuklarının Kütahya Ticaret Ve Sanayi Odası Anaokuluna gittiğini söylediğinde kabullenme sürecinde daha rahat bir geçiş yaşanıyor. Veliler kaynaştırma okullarda süreçleri daha kolay yönetiyorlar” ifadelerini kullandı.

DEVLETİMİZ BU KONUDA

ÇOK İMKAN SAĞLIYOR

Aksu velilerin durumu uzun süre kabullenememe sürecine girdiğinde, çocuğunu özel eğitim olmayan bir okula getirip götürmesinin olumlu bir yansıma olduğunu aktardı. Aksu, otizmli öğrencilerin toplum içinde yer edinmesine, eğitim almasına ulaşımı ne kolay olursa sürecin o kadar kolay atlatıldığına değinerek “Süreç bu şekilde yönetildiğinde hem bizim için hem veliler için hem de çocuğumuz için her şey daha kolay oluyor. Devletimizde bu konuda çok imkan sağlıyor. Çok yardımcı oluyor” diye konuştu.

OTİZM İYİLEŞEBİLEN

BİR DURUM DEĞİL

Ailelerin durumu kabul etmede en öncelikli olarak yaşadıkları sorunun, yaşanan durumu başka şekilde ifade etme olduğuna vurgu yapan Aksu “Örneğin çocukta konuşma geriliği var. Veli diyor ki ‘Ben de çocukken geç konuşmuşum.’ Ya da çocuğumuz göz teması kurmuyor. Veli bu durumda da ‘Kardeşi de böyleydi’ diyor. Bu benim başıma gelmez gibi söylemlerle çocuk 5-6 yaşına gelene aileler durumu fark etmiyor. Fark etme süreci ya çevrenin telkinleriyle ya da okul sürecinde yaşanıyor” şeklinde konuştu. Ailelerde karşılaştıkları bir diğer önemli durumun da altını çizen Aksu “Aile bazı durumlarda çocuğunda yaşanan durumu fark edebiliyor. Ama aile farkına varsa da bu farkındalığı öteliyor. Belki otizm değildir, iyileşecek diye düşünüyor. Oysaki velilerimizin şunun farkına varması gerekiyor. Otizm iyileşebilecek bir rahatsızlık değil, eğitim süreciyle farkındalık yaratılacak bilecek bir farklılık. Akranlarıyla aynı noktaya olmasa bile o duruma yakınlaşılabilen bir eğitim süreci çok önemli” ifadelerine yer verdi.

REHBERLİK ARAŞTIRMA

MERKEZİNE BAŞVURULMALI

Ailelerin çocuğunda farklılık sezinlediği zaman ilk başvurmaları gereken yerin Rehberlik Araştırma Merkezi olduğunun önemini belirten Aksu sözlerine şöyle son verdi; “Süreci rehberlik araştırma merkezi yönetiyor. Onlar çocuk psikiyatrisine gönderiyor veya nörolojiye yönlendiriyor. Orada önce sağlık raporu alınıyor. Sonra rehberlik araştırma merkezinde eğitsel tanı konuyor. Eğitsel tanıda çocuğun neyi yapıp neyi yapamadığı gibi konularda performansı ölçülüyor. Çocuğumuzun performansına göre de okullara yerleştiriliyor. Bizde çocuklarımıza 5 yıldır, 8 şubede hizmet veriyoruz. Kütahya’da bu hizmeti sağlayan başka okullarımızda var.”

FATMA SÜMER




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *