“HAZAN VURDU GÖNLÜMÜ”

477

  Örnek aldığınız şairler var mı varsa kimler?

 Daha önce söylediğim gibi iki şairin kitabını almıştım ( Köroğlu ve Karacaoğlan). Bu kitapları defalarca okudum ama beni Köroğlu’nun şiirleri etkilemedi. Zira benim düşünce yapıma uygun değildi kavga-dövüş yani şiddet içerikli şiirlerdi. Ama Karacaoğlan şiirlerinde sevgi, aşk, hoşgörü üzerine kurulu temalar vardı. Buda benim görüş ve düşüncelerime daha uygundu. Bundan dolayı etkilendim ve onun şiirlerinden ezberleyip davar güderken kırda-bayırda türkü gibi söyledim. Ama daha sonra başka şiir kitabı okumadım daha çok dini -milli hikâye, roman, İslam’ın iktisadi, ticari ve siyasi yani yaşam tarzıma yön veren kitapları okurken Vakit Gazetesinde Abdürrahim Karakoç’u gördüm. Birgün köşesinde dosta doğru diye bir şiirini yayınlamıştı. O şiirini okudum ve sekiz kıta ‘da ben ilave ettim böylelikle onun kitaplarını okumaya başladım.

 Sizce şiir nedir ve her şiir yazan şair midir?

 Bence şiir gönüldeki duyguların dışa yansımasıdır. Yani bir yanardağın patlamasıyla nasıl lavlar etrafa yayılıyorsa gönül dağının patlamasıyla çevreye yayılan duygulardır. Bir şiirimde şöyle anlatmıştım şiiri. Duyguların kabarıp coştuğun andır şiir/ Bir gönlün gönüllere koştuğu andır şiir ya da serin sevdaya düştüğü andır şiir/ Kine, nefrete bazen aşka harmandır şiir. Her şiir yazana şair diyebiliriz. Günümüzde şiir yazan çok ama yazdığı şiir ise bizim şairlerimizin yazdığı gibi değil. Ne kafiye var ne redif var ne vezin var kafasına göre hiçbir kalıba uymadan yazıyorlar ben onlara şair diyemem. Gazete köşelerinde görüyorum orada on tane şiir diye basılanların içinde belki bir tane bile şiir yok. Katılmış olduğumuz etkinliklerde bize hediye edilen kitaplarda çoğu aynı ama şair diye yazıyor. Ben doğru bulmuyorum bir işi yapıyorsan kuralına göre yapacaksın.

 Şiir yazarken nasıl bir haletiruhiye içinde oluyorsunuz?

 Hani derler ya doğum sancısı diye işte şairde de böyle anlar olur. İlham gelince gönlünde kıpırtılar başlar o zaman yanında kalemin defterin varsa tenha yerlere kaçarsın orada kaleme alırsın. Yoksa onu tekrarlayarak kafana yerleştirmeye çalışırsın ilk fırsatta yazıya dökersin. Benim böyle.

   Şiirlerinizin ana teması nedir?

  Şiirlerimin ana teması aşktır ama aşk deyince karşı cinse duyulan özlem ve arzular anlaşılmasın. Çünkü aşk ilahidir ve bu nedenle benim şiirlerimde de doğaya özlemler, geçmişe olan hasretler ve hüzünler vardır. Gördüğüm her güzel ve güzelliklere içimden gelen duygu ve düşüncelerimdir.

 Şiirin geleceğini nasıl görüyorsunuz ve gençlere neler tavsiye edersiniz?

 Şiirin geleceği hakkında görüşüm ve düşüncelerim pek müsbet değil zira şiirin bir getirisi yok. Bu nedenle yazdıkların defterde kalıyor. Kendi imkanınla kitap bastırıp eşe, dosta ve şair arkadaşlara dağıtıyorsun. Birde böyle masrafın oluyor parayla alan yok. İkincisi de yeni yetişen nesil bizim kültürümüze uygun şiirler yazmıyor yani burada erozyon var. Gençlere tavsiyem çok okusunlar özellikle eski şairlerimizi okusunlar. Hikâye, roman , tarih ve tasavvuf yani her türlü kitabı okusunlar, toplumla barışık olsunlar, gurur ve kibirden uzak dursunlar toplumun içine girsinler. Bakarsın bir gün bir köylünün ağzından çıkan bir cümle sana destan yazdırır.

 Şiir kitabınız var mı?

 Evet iki bin dokuz yılında HAZAN VURDU GÖNLÜMÜ adlı bir kitap bastırdım.

    Son sorum genelde ve yerelde şaire ve şiire önem veriliyor mu?

 Ben şaire gereken önemin verildiğini göremiyorum genelde ne ise yerelde de o. Bir kitapçıya giriyorsun üç-beş kişinin kitabından başka kitap bulamazsın. Hiçbir kitapevi ünvan sahibi olanların dışında ki şairlerin kitabının basım ve yayınını yapmıyor. Yerelde de çevrende zengin varsa sana sponsorluk yaparsa kitap sahibi olabilirsin. Yoksa sen ölünce onlarda çöpe atılır. Geçen gün biriyle tanıştım seksen dokuz yaşında çok şiiri ezberinde yaşına rağmen çok güzel şiirleri var. Yarın vefat etse eğer çocukları şiire hevesli ise belki değerlendirirler yoksa diğer eşyalarla birlikte şiir defteri de çöpe gidecek. Kültür müdürlüğü veya ilgili kurumlar böyle kişilerle görüşüp çocuklarının da rızasıyla o defteri kütüphanelerde sergileyebilir. Hiç değilse o göz nuru emekleri boşa gitmez ve böylece ölümsüzleştirilmiş olur diye düşünüyorum vesselam.

Bize zaman ayırdığınız şiir ve şairle alakalı düşüncelerinizi gazetemizle paylaştığınız için çok teşekkür ederim efendim. -Bende sizin şahsınızda GAZETE KIRKÜÇE çok teşekkür ediyorum başarılar diliyorum.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *