SİZİNLE 19 YAŞINDAYIZ

347

 Değerli okurlarım, beğenerek okuduğunuz bu gazete 17 Ocak 2005 yılında yayın hayatına başladı. O günden bugüne ilkeli yayıncılığı ile Kütahya’nın nabzını tutan GAZETE KIRKÜÇ sizin ilgi ve desteğinizle büyüyerek bugünlere geldi. Sizinle olduğumuz geçen yıllar

 içerisinde yalana-dolana tevessül etmeden, manipülasyonlara alet olmadan, Kütahya’nın menfaatlerini gözeterek, adına halel getirmemek gayretiyle gazetecilik yaptığımıza inanıyorum. Doğru bilgi ve gerçek gündemle, sayfalar dolusu haberlerimizle, köşe yazılarımızla siz okurlarımızla buluşan gazetemizin 19’uncu yaşını kutlamanın sevincini yaşıyoruz.

Hizmeti amaç edinmiş, her zaman her koşulda sorunlarınızın takipçisi olmuş ekibimiz ve gazetemizle birlikte bugünlere öyle kolay gelmedik. Çünkü bu meşakkatli ve masraflı bir yoldur. Hedefe ulaşmak için fedakârlık ve gayret ister. Başta gazetemiz sahibi Erkan Sağlam, duayen gazeteci yazı işleri müdürümüz Bünyamin Capgulaş bütün zorluklara göğüs gererek, sorunları bir bir aşarak gazetemizi bugünlere ulaştırdılar. Ellerine sağlık.

Her gün işyerinizde, evinizde, masanızda görmek istediğiniz bu gazete ilkelerinden taviz vermeksizin sabrın ve emeğin ürünü olarak ve sizin samimi desteğinizi alarak bu yaşına geldi. Gazetemiz kurucusu Erkan Bey, hizmetten başka amacı olmayan, bağrından çıktığı bu kadim şehrin tüm değerlerine olabildiğince sahip çıkan, koruyup kollayan idealist bir ekiple gazetecilik yolculuğuna çıktığında bunun geçici bir heves olduğunu, üç gün sonra nefesinin tükeneceğini, geri çekileceğini söyleyenler oldu.

 Ben bu söylenenleri önemsememiş ciddiye almamıştım. Çünkü onlar Erkan’ı yeterince tanımıyordu. Ben ise onu en iyi tanıyanlardan biriyim. Çünkü sevgili Erkan ile uzun yıllar beraber çalıştık. Adeta baba oğul gibiydik. Çok şükür bugünde öyleyiz. Erkan Sağlam, Kütahya’nın ilk yerel TV kanalı Çini TV’ye getirildiğinde gencecik bir delikanlıydı. Herhangi bir TV binasının yanından yöresinden geçmemiş, belki de eline torna vida bile almamış olan Erkan, mesleğe olan merakı, azmi ve ustalarının gayretiyle teknik anlamda kendini yetiştirmeyi başardı.

 Bilenler bilir benimle çalışmak hakikaten kolay değil. Bağırıp çağırmama, fırçalamama rağmen o işini hiçbir zaman aksatmadı, savsaklamadı gece gündüz demeden, mesai mefhumu gözetmeksizin en iyisini yapmaya çalıştı. İşine fazla odaklanması onu bitap düşürüyordu. Yorgunluktan kaç kez reji odasında uyurken yakalamıştım.

 Kameramanlıkta, montajda, yayında yani teknik anlamda belli bir tecrübe edinince ulusal bir haber ajansı olan Yurt Haber Ajansında ( YHA) kameramanlığımı yaptı benim. Çekimlerindeki ses, ışık ve görüntü kalitesini beğenen Kanal 7 televizyonu girişimimiz üzerine onu Ankara şubesine aldı. Askere gidene kadar orada stüdyo kameramanlığı ve stüdyo şefi olarak görev yaptı. Askerlik sonrası yine Ankara’da TV 5′ te haber kameramanlığıyla beraber önemli belgeselleri yayına hazırladı ve teknik yönetmen olarak çalıştı.

 Bütün bunlar onu mutlu etmiyordu . Etmiyordu zira hep doğup büyüdüğü Kütahya’ya hizmet edememenin üzüntüsü vardı içinde. Ankara ya her gidişimde ziyaret ettiğim Erkan, hep bu üzüntüsü dile getiriyor neler yapabileceğimizi tartışıyorduk. Nihayet daha fazla dayanamadı, istifayı bastı ve doğup büyüdüğü şehrine döndü. Geldiği yıl önce yerel Destan TV’ye ortak oldu. Bir zaman sonra hissesini ortağına devrederek Kanal 43’ü satın aldı.

 Genel televizyonların uydudan yayın yapmaları,  karasal yayın yapan yerel televizyonların izlenmesini engelliyordu. İzlenmeyen bir

Televizyon kanalından arzu ettiği hizmeti veremeyeceğini anlıyor ve bu imkansızlığa çok üzülüyordu. Kütahya adıyla uydudan yayın yapmak, şehrini tüm değerleriyle tanıtmak için arayışlara girdiyse de bir sonuç alamadı. Ulusal çapta yayın yapan bir TV kanalıyla Kütahya’nın tanıtımına katkı sunmak, hizmet etmek amacıyla Ankara’daki işini bırakıp geldiği Kütahya’da izlenmeyen bir televizyon kanalı sahibi olmaktansa ” Söz uçar yazı kalır” diyerek günlük gazete çıkarmaya karar verir.

Her türlü zorluğu göze alarak Kütahya’nın adını ön plana çıkaran GAZETE KIRKÜÇ adıyla bu gazeteyi çıkardı. Soğuk bir kış günü büyük bir heyecanla çıkardıkları gazetenin okunması için tanıtılması gerekiyordu. Çünkü oturarak bu işler olmuyordu. O an aklına” Oturarak başarıya ulaşan tek yaratık tavuktur” atasözü geldi. Bu inançla kalktı ben patronum demeden, kar-kış, yağmur- çamur dinlemeden her gün sabahın köründe gazeteyi dağıtarak okunmasını sağladı. Bugün etkin ve saygın bir yer edinmiş bulunan gazetemizin yakaladığı başarıyı görenler yanıldıklarını anlamışlardır herhalde.

 Kurulduğu günden bugüne 19 yıldır haberleriyle, yorumlarıyla şucu- bucu demeden herkese samimi duygularla hitap eden ve onların takdirini kazanan GAZETE KIRKÜÇ, bir kesimin değil herkesin sesi, gözü, kulağı oldu. Gazetenin daha faydalı olduğunu gören Erkan, kanal 43’ü satarak tamamen gazeteye odaklandı. GAZETE KIRKÜÇ’ün ilkeli duruşundan dolayı Kütahya’nın gazetesi olarak anılmayı hak eden gazetemiz büyük bir emek ve gayretle elde ettikleri bu itibarı ve başarıyı heba etmemeleri lazım. Ulaştıkları bu başarı çizgisini korumak, daha ileriye taşımak için sağlam bir zeminde yolundan sapmadan, Kütahya’nın sorunlarını cesurca ve doğru biçimde dile getirerek çözümüne katkı sunmalı.

 Baba ocağı, ana kucağı Kütahya’ya hizmeti şiar edinmiş Erkan Sağlam bunu yeterli bulmamış olmalı ki, ilimiz gazetecilerini bünyesinde barındıran, şehrimizin köklü bir sivil toplum kuruluşu olan ve önemli bir tanıtım aracı olan Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığına aday oldu ve ilk seçimde kazandı. İki dönemdir başkanlığını yaptığı KGC’nin yönetimdeki arkadaşlarıyla birlikte önemli icraatlara imzalarını attılar.

 Kütahya’nın derdini dert edinen, dinamik bir okuyucu kitlesine sahip olan “GAZETE KIRKÜÇ OKUNMAZMI HİÇ” diyen ve bize sahip çıkan değerli okurlarımıza çok teşekkür ediyorum. Sağlık ve mutluluk içinde 20’inci yılımızda buluşmak ümidiyle hepinize saygı ve sevgilerimizi sunuyorum.  Sağlıkla kalın bizimle kalın muhterem GAZETE KIRKÜÇ okurları.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *