BÖYLE Mİ OLACAKTI?

184

İki yıl önce koronavirüs salgını Avrupa’ya yayıldığı sıralarda konuşulanları hatırlıyor musunuz? Salgının patlak vermesi ile birlikte belki de tarihte ilk kez bu kadar ciddi bir şekilde insanlık, kendi yaşayışını sorgulamaya başlamıştı. Salgının bir sebebinin de küresel iklim değişikliği olduğu söylenirken, dünyanın aslında bir alarm verdiği yüzümüze bir tokat gibi çarptı. İlk kez üzerinde durduğu buzul hızla eriyen bir kutup ayısının ne yaşadığını hissetmeye başlamış olabilir miydik?

Salgının verdiği endişe ile Dünya’ya daha iyi davranmamız gerektiğinin yanı sıra birbirimize de iyi davranmamız gerektiğini hatırladık. Uzmanlar televizyonlarda bağışıklık sisteminin nasıl güçlü tutulacağını anlatırken aklımıza; gelir adaletsizliği, bizden daha şansız ve bizden daha şanslı olanlar geldi.

Yaşanan bu ani değişime dair birçok şey yazıldı, çizildi. Herkes salgının ardından dünyanın asla aynı yer olmayacağı görüşünde birleşmişti. Kimilerine göre salgın kapitalizmin ezici çarklarını kıracak, kimilerine göre dünyanın geleceğinin kurtulmasını için artık herkes elini taşın altına koyacaktı. Ama mutlaka ve mutlaka bir şeyler tamamen değişecekti.

Salgın sürecinde birçok acı yaşandı. Kayıplar verildi. Asırlar sürmüş gibi geçen zamanın ardından aşının bulunmasıyla ilk ışık göründü. Sonrasında yaşananlar ise herkesin malumu. Bilimin ışığı ile salgının karanlık günleri sona erdi. Ancak hayal edilen değişim, kurulan bambaşka dünya hayalleri tuzla buz oldu. Salgının biteceğinin fark edilmesi ile dünya savaşına dönme ihtimali olan bir savaş patlak verdi.  Salgının en umutsuz dönemlerinde birbirlerine kendi şairlerinin umut dolu dizeleri yazılmış kolilerle maske, ilaç, hijyen malzemesi desteği veren ülkeler birbirine silah doğrulttu. Tarih boyunca yaşadıklarından hiçbir ders almayan insanlık yaşadıklarını bir kez daha hızla unuttu. Dünyanın daha iyi bir yer olma ihtimali yine suya düştü.

Buzulların erimesi ile ortaya çıkma ihtimali olan yeni bulaşıcı hastalıklar,  Afrika ülkelerinde yaşanan aşı sorunu, daha da vahşileşen hayat şartları artık yine kimsesi ilgilendirmiyor. Yaşanan acıları unutmak ancak alınacak dersleri de bir kez olsun almak gerekti. Ama olmadı. Şimdi salgının başında benim gibi bir umut heveslenen insanlarla birlikte yaşanan olayda “Böyle mi olacaktı?” diye bağırmak istiyorum.




Leave a Reply

Your email address will not be published.