KARA GÜN DOSTU ŞEHİR KÜTAHYA

417

  Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7.7 ve ardından  9 saat sonra Elbistan’da meydana gelen 7.6’lık depremler Hatay ile birlikte 10 ilimizde çok büyük yıkıma sebep oldu.( Pek gündeme gelmiyor olsa da Elazığ’dada büyük hasar var.) Binlerce bina enkaza dönerken, çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybetti binlerce yaralımız var. Depremin ilk saatlerinde koordinasyon sorunu yaşansa da devletimiz çabuk toparlanarak tüm kurum ve kuruluşlarıyla afet bölgelerine intikal ederek kurtarma işlemlerine başladı. Çok geniş bir alanda yaklaşık 14 milyon vatandaşımızı etkileyen depremim yollarda meydana getirdiği büyük tahribat, olumsuz hava şartları ekiplerin ulaşımını büyük ölçüde zorlaştırmıştı. Ama bu durum fazla sürmedi devletimiz havadan, karadan, denizden her yere ulaşarak canları kurtarmanın derdine düştü. Kısa sürede ulaşılmayan, yardım götürülmeyen yer kalmadı.

 Devletimiz bunları yaparken milletimizde kapsamlı bir yardımlaşma  dayanışma sergileyerek kardeşlerinin acılarını paylaşıyor. Türkiye’nin her yanında olduğu gibi yardımlaşmanın dayanışmanın her zaman en güzel örneğini sergilemiş ve sergilemekte olan Kütahya tüm kurum ve kuruluşlarıyla, gönüllü ekipleriyle, tırlar dolusu yardımlarıyla afat bölgesine koştu. Kütahya’daki resmi ve sivil kuruluşlarda yaşanan yoğunluğu, Kızılay’ın kan aracı önünde  kan vermek, cana can olmak için soğuk buz gibi havada sıra bekleyen gençleri görünce işte sen busun Kütahyam dedim.

 Biz sadece il merkezindeki yardımları görüyoruz. İlçelerimizde, beldelerimizde, köylerimizde merkezden geri kalmadığını duyuyoruz. Bunları gördükçe duydukça ilgili kurumlarımızın kuruluşlarımızın yardım ve desteklerinin yanında her bir hemşerimiz bu hususta kendini sorumlu hissediyor ilgili yerlere giderek ayni ve nakti yardımlarda bulunuyor. Yazdıklarımın, gördüklerimizin daha fazlasını yapan Kütahyalıların kara gün dostu olduğunu bir kez gösterdi. Her afette olduğu gibi Kütahya yine kendine yakışanı yapıyor. Bizim mayamızda fitnelik, tahrik ve provokasyon olmadığı için asaletini ortaya koyarak fesat odaklarına itibar etmiyor etmeyecek de.

 Her zaman olduğu gibi bu afette’de gençlerimizin canla başla çalıştıklarına şahit olduk. Bazı kesimlerin ” Z” kuşağı diye tarif ettikleri toplumsal sorunlardan uzak, kaygısız bir hayat sürdüklerini, milli ve manevi bağlarından kopuk oldukları iddialarının doğru olmadığını gördük. Hemen her gün yanından geçtiğim Kızılay kan aracının önünde kuyrukta sıra bekleyen gençleri görünce  gençlerin günahının alındığını düşündüm. Onların toplusal konulara, ülke ve memleket meselelerine ne kadar duyarlı ve gayretli olduklarını gördük. Allah sizlerden razı olsun ve sayınızı misli misli artırsın güzel yürekli insanlar. Hakikaten acımız çok çok büyük. Kurtarılan her cana ne kadar seviniyorsak gözyaşı döküyor isek gençlerimizin bu güzelliği de bir nebzede olsa bizi umutlandırıyor.

 Bu birlik-dirlik, dayanışma ve kaynaşma devam ettikçe Allah’ın, izniyle bu acımızın öyle uzun yıllar sürmeyeceğini, beklenenden daha kısa sürede dineceğini umuyorum. Tabii bu süreçte yaramızı kaşıyıp  kanatmak isteyen vicdan yoksunu mihrapsız mihraklarda çıkacak yaranın kapanmasına, sağalmasına izin vermeyecek kendince nemalanma yoluna gidecektir. Bu asil millet zillet oluşturacak merhamet fukarası tiplere itibar etmeyecek hep hayır ve hasenatı ile depremzedelerin yanında olacaktır. Zelzelede zayi ettiğimiz canlarımıza ALLAH’tan rahmet, yaralılara acil şifalar milletimize sabır ve metanet diliyorum. Rabbim her türlü afetten milletimizi, devletimizi ve tüm insanlığı koruması duasıyla sağlıcakla kalın bizimle kalın GAZETE KIRKÜÇ okurları. 




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *